Tezatlar İçinde Hakikati Aramak


Davamız ne vakit kavgamızla birlikte hareket etmeye başlarsa, o zaman öz benliğimizle eylemlerimiz uyum sağlar. 

İfadelerimizin hakkını vermeye çalıştığımız dünya görüşümüz hayatımıza düzen getirir. 

Çok doğal düşünüyoruz.!

Tabii bir hayat yaşamına gıpta ediyor,

Lakin yapay şeylerden zevk duyuyoruz. 

Protezi biz kullanıyoruz,
Ama bir elmaya dal yapıp elma umamıyoruz.!

Ne diyor bu adam diyebilirsiniz;

Teknolojiyi biz ürettik. O bizi üretmedi ve onun kölesi değiliz.!

İrade dediğimiz kuvvet içimizde mevcud,
Kullanabilme cesaretini göstermeliyiz. 

Kendi kaidelerimizin altında ezilmek yerine insanlığın hizmetine sunmalıyız.!

Yasaklara uyma konusunda örnek teşkil edemiyorsak, biz o yasa ve yasağın müsebbibiyiz. 

Kendi putlarımızı inşaa ediyor, onlara kurallar addediyor ve onları aşamayıp boğuluyoruz.!

Önümüze hazır hedefler koyup altında ezilmektense, kendimizi geliştirip hedefler çizmek daha akıllıca geliyor. 

Suni bayramlar yapıp kaidesinin yerine gelebilmesi için en yüksek perdeden senaryolar oynarken, dindar bir toplumaysa sağlık gerekçelerini sebep olarak sunuyoruz. 

Devşirme bayramların ifasını icra için nice törenleri heba ediyorsak, burda akli bir sıkıntıyla karşı karşıya olduğumuzu kendimize dahi söyleyemiyoruz demektir.!

Öküz altından buzağı aramak dahi,
daha masum geliyor bana.!

Demir heykeller altından medeniyet devşirmeye çalışırken, öte yandan arayarak bulduğumuz bir Tanrımız var. 
Nasıl bir tezattır ?

Hakkında dahi konuşamadığımız put adamlarımız mı var acaba ?

Zihninin dumura uğradığı anda,

Mecaz oldu mana, Manaysa mecaz olmaktan öte vazgeçilemez doğrumuz mu oluyor ?

Bedevi Araplara gülerken,
Medeni bizler, zamanın geçmesiyle ilkel İnaçların kazandığı bir dünya tasavvuruna mı eriştiğimizi iddia ediyoruz ? 

Kıtalar üstü at koşturma yarışına girdiğimiz bu vakitlerde,kabileleri dahi kıskandıran bir ayinsel yortunun içinde depreşip duruyoruz sanki. 

Büyük ülküler kendisinden daha büyük
İnaçlarla birleşince Cihan şümul bir Dava olur. 

Siz sınır ötesi operasyon yaparken, eğitim sisteminiz sınırların ötesine çıkamıyorsa, maalesef günü kurtarıyor,
Yarınları yine rehin veriyorsunuz. 

Efendim...!

Bir bedende başın büyümesiyle kolların büyümesi eşit bir zamanda gerçekleşemiyorsa orda bir sakatlık vardır ki;

İşte o vakit 

Attığınız her adımda 10’a varmadan düşmeniz kaçınılmaz hale gelir. 

Büyük bir ülke hayal ediyorsak, küçük sularda kayık gezdirmeyi bırakmalı,
Kıtalar üstü keşiflere çıkmalıyız. 

Bunun için de aynı duyguları paylaşan vatan evlatlarını “Vatan sevgisi imandandır “ çizgisinde birlemekle elde etmiş oluruz.!

İmanlı vatan,
Sevgiyle yoğrulan yürek, edeple şereflenmiş bileklerle ve hikmetli nefeslerle olur. 

Okumaya hayran,
Dinlemeyi bilen,
Seyir ederken ufuklara dalan, sevgisini İmanından alan bir gençlikle,

Neyi ne için yaptığını bilen,

Bir meseleyi sorgulayan sürü kompleksinden kurtulmuş,

Taklitten tahkike geçişte rüştünü ispatlamış gençlik, 

Açın kapıyı; zincirleri kıran bir fikrin temsilcisi,

İnsanı Kamile eren gençler geliyor,

Duasıyla Hakka emanetsiniz.!

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Mehmet | 06 Haziran 2020 17:21

    Tebrikler Tebrikler güzel bir yazı. Başarılar...

  • Mehmet Güran | 28 Mayıs 2020 15:50

    Ağzına sağlık üstadım. Her cümleniz müstakil bir makale kıymetinde...

YAZARIN SON 5 YAZISI
29Ağs

Şımarık Yunan...

27Haz

Sadece Ayasofya Yetmez

28May

Tezatlar İçinde Hakikati Aramak

06May

Oruç (Uruc)

23Nis

Payidar Olsun, Nice Yüz Yıllara