Korkuların Esaretinde Yaşamak


Evet zordur korkuların esareti altında yaşamak.Korkular bizim doğamızda var .Ancak korkular belli dozda olursa iyi ,ileri safhalarda oldumu bizleri yaşamdan kopartır ve  derinden yaralayarak  mutsuzluğa sevk eder. Geçmişten  bu gününe kadar süre gelen yaşamımızda  hep bir korku yaşamışızdır.

Korkularımızı dile getirecek olursak küçük haşaratlar korkusu, yükseklik korkusu, sevdiğin insanı kaybetme korkusu,ayrılma korkusu, ölüm korkusu gibi  saymakla bitmez sonsuzdur  …

Bizleri derinden yaralayan ölüm korkusudur.Biz ölüm korkusunu yendiğimiz zaman her türlü korkularımızın yok olduğunu esaretlikten , özgürlüğümüze kavuştuğumuz an  hayata bir sıfır önde başlamış olacağız.Korkularımızın kaynağına derinden inceleyecek olursak çocukluk dönemlerinde yaşanmış travmalardan kaynaklığı olduğunu görebiliriz.

Ailelerimiz büyüme çağında   zihnimize bilmeden ,bizlerin en iyisini verdikleri düşünceleri bir çok şeyi kodlayarak şekillendirdiler.Ancak bu kodlamalar ilerki yaşlarda güvensiz, korkak ve mutsuz olmamıza neden olmuştur.Bu nedenle korkularımız nedeni ile kaçıyoruz.

Sevmek, bağlanmak,kaybetme korkusu, kendini ifade edememe  sebebi ile hep suskun kalıyor , paylaşmıyoruz. İnsanoğlu çocukluktan yetişkinlik dönemine kadar kendimizi anlatamaktan çok, bilgimiz karşısında sınandığımızda yapamazsam, bildiklerimi unutursam, bilemessem, kızar mı acaba,küçük düşme ,utanma gibi düşünceleri aklımızdan geçirip  korku tohumlarını ekerek,korku içinde yaşıyoruz.

Bu derin duygu çöküntüsü bedenimizi etkilemektedir.Bizler çocukluk döneminde terbiye  edilmemiz  hep korkutularak olmuş, hep birşeylerle korkutularak büyüdüğümüz için ergenlik döneminde  yetişkin  genç erkek ve genç kız oldun dedikleri anda asıl korku o zaman farkında olmadan ortaya çıkıyor .

Ömrümüzün her dönemlerinde hep bir korku içinde  yaşayarak   uzun yol alıp   belli bir yaşa gelince işte bu noktada kendimizle yüzleşiyoruz.Yüzleztiğimizde hiçbir şeyin öneminin olmadığını, tüm korkularının bittiğinde her şey ne kadar boş ve anlamsız olduğunu gördüğümüz  o an  ölümün soğuk yüzüyle karşılaştığımızda anlıyoruz .   Asıl gerçek olan ölümden kaçışın olmadığını  biliyoruz. Onca korkular sebebi ile hayatın güzelliklerin  farkına varamadık.Mutluluğu, sevgiyi, sevilmeyi, sevinçlerimizi, kucaklaşmayı ve yaşamımızı güzelleştiren onca güzellikler varken , yaşama gülümseyerek tutunmak varken neden korkuların esareti altına girdik neleri heba ettik yaşamımızda .Geçte olsa farkına varıp yaşama sımsıkı sarılarak farkındalıkla yaşama tutunup güzelliklere  özgürce koşmalı ve farkına vararak  yol alalım.

UNUTMAYALIM BULUNDUĞUMUZ YER  HER NERESİ OLURSA OLSUN…YARAN OLSUN, ACIN OLSUN…BÖYLE KENDİMİZİ BIRAKMAYALIM  !BİR İNADIMIZ  VE YILMAYAN İNANCIMIZ  OLSUN !

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Şub

Hocali Unutulmadı Unutulmayacak

20Şub

Gıda Üzerinden Haksız Kazanç

02Şub
18Oca
02Oca

Kadınlarımız