Gençlerin Umudunu Çal(dır)mayın… - İSMAİL HAKKI DALAK

Gençlerin Umudunu Çal(dır)mayın…


Gençler, onlar bizim yarınlarımız, umut bağladıklarımız, hayata tutunduklarımız, ömür harcadıklarımız ve de hayatları gelecekleri güzel olsun diye gece gündüz birlikte ders çalıştıklarımız. Dile kolay bir genç 20-25 yılda yetişiyor, hem de ne badirelerle.

İlkokul, Ortaokul, lise derken geldik Üniversiteye! İşte sorun tamda burada başlıyor aslında. Sevgili ebeveynler, yurt çıkmadıysa bursta bulamadıysanız vay geldi halinize. Hele şu günlerde insanın bile yaşayamayacağı yerler lüks otel fiyatına. Güya Müslüman bir ülkede yaşıyoruz ya. Hadi oradan herkes fırsatçı, herkes menfaatçi.

Neyse oraları da hallettiyseniz çocuğunuzda başarıyla derslerini verdiyse sıra hayata atılmasına geliyor, geliyor da…

Her şeyde burada başlıyor. Mezuniyetine uygun iş bulacak, kendine göre eş bulacak, hayata başlayacak ta! Var mı yüksek puan ve iş görecek bir referans. Bunlar da tamamsa iyi, iyi de yüzde kaçı kurtaracak kendini (tabi referansla diğerlerinin de hakkını gasp ederek). Olur mu kardeşim, yazık günah değil mi?

Umutları biten mühendisler, mimarlar, fizyoterapistler, öğretmenler ya uzman çavuşluğa başvuracak ya da polisliğe. Bunlar da olmadıysa adliyelerde mübaşirlik, yurtlarda yurt yönetim memurluğu unutmadan bunlar da sözleşmeli ha kadrolu değil. Görevde yükselmelere falan girme hakları da yok bu kardeşlerimizin. Sözleşmelilere kadro verilecek deniyor ama halen bir taraftan da sözleşmeli istihdamına devam ediliyor.

Son günlerde (özellikle seçim öncesi) bir şeyler verilmek isteniyor. Sosyal bir devlet olarak gereken elbette yapılmalı ama geleceğimizi karartmadan, devletimizin imkanları dahilinde. Aksi halde geçmişte yapılan yanlışlara bir de şimdi yapılacaklar eklenirse, gelecek zor günler bizleri bekliyor olur.

Kamuda bir 3600 rüzgârı esti. Gelmeden daha çalışma barışını bozdu. Çalışanlar arasında makas açıldıkça açılacak gibi görünüyor. ¼’üne gelmiş, 2200 ek göstergesi olan tüm memurlara 3600 verilmeli ki, (emeklilikte çok fark ediyor) gençlerimize kamu kurumlarında boş kadrolar açılsın. Kimse maaş kaybım var diye 65 yaşını beklemesin.

Gerek işe almalarda gerek görevde yükselmelerde mülakatlar kaldırılsın. Aynı işi yapanlar kadrolu, sözleşmeli, kamu işçisi diye ayrım yapılmaksızın devlet memuru olarak adlandırılsın. CV’ler her zaman olsun ama referanslar olmasın, liyakate bakılsın ki bu ülke bir daha 15 Temmuzları yaşamasın.

Sayın Cumhurbaşkanımızdan, kıymetli siyasi partilerimizden (HDP ve birlikte yürüyenler hariç) beklentimiz odur ki; gençlerimizin geleceğe umutla bakmaları, okurken yurt ve burs endişesi duymamaları, vatanına bayrağına ve milletine hayırlı birer birey olmaları için gereken imkânın ve zeminin hazırlanmasıdır.

Bizim gençlerimiz hiçbir ülkenin gençlerine benzemez. Onlar Yüce Türk Milletinin Asil Evlatlarıdır. Onları ne dış güçlere, ne FETÖ’lere, ne eli kanlı terör örgütlerine kaptırmayalım. Onlara Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak sahip çıkalım ki onlar da vatanına sahip çıksınlar. Makam sevdalısı değil, vatan sevdalısı olsunlar. Onlar geceyi gündüze katıp büyüttüğümüz çocuklarımız, devletimizin bekası milletimizin geleceğidir.

Ne Mutlu Türküm Diyene…

YAZIYI PAYLAŞ!

Yorumlar / 2

  • Gültekin demir | 12 Ağustos 2022 18:51

    Allah razı olsun doğru bir tesbit

  • İbrahim YILDIZ | 12 Ağustos 2022 16:15

    Kalemine, emeğine ve yüreğine sağlık İsmail bey. Tebrik eder, başarılar dilerim.

YAZARIN SON 5 YAZISI
29Eyl
27Eyl

Kaybediyoruz…

30Ağs

Bitmeyen Sevdalar…

12Ağs
14Tem

Düne Özlem, Güne Sitem...