Adamlar...


Adamlar vardır yıkıldığınız yere han yaparlar, adamlar vardır, gülüp geçerler. Adamlar vardır sırtlan misali sırtınızda gezerler, adamlar vardır hamal misali sizi sırtlarlar. Adamlar vardır tanıyamadan bin bir türlü darbe vururlar, adamlar vardır ekmeği paylaşırlar. Adamlar vardır altlarında son model arabalarla gezer fiyaka basarlar, adamlar vardır gariban ama tarih yazarlar. Kısaca bir adam vardır, birde adam ol(a)mayan.

Kimileri menfaati için dünyayı satarlar, kimileri memleketi için dünya dolusu hayalden vazgeçerler. Kimileri güç merkezlerinin etrafında fırıldak olurlar, kimileri doğruluk ve dürüstlükle dik durarak adamlığın kitabını yazarlar. Kimileri yüksek makamlara esneklikleriyle çıkarlar, kimilerinin karşısında yüksek makamlardakiler saygı ve hürmetle eğilirler. Tercih kişinin kendisine aittir. Mesele Elif kadar dik ve Vav kadar mütevazı olmaktır.

İnsanlar çeşit çeşittir. Kimisi mal kazanmak için ömür harcar, içinde oturamazlar. Kimileri tertemiz isimleri sayesinde her kapıyı açarlar. Kimilerinin sevdası Ülkesi ve Milletidir, kimilerininki şan, şöhret ve şatafattır. Kimileri helal lokma yerler, kimileri ise helal haram demeden aşırırlar. Kimiler yandaşlıkla, fırıldaklıkla yükseklerde uçarlar, kimileri doğrulukla emin adamlarla yeryüzünde gezerler. Mesele sadece tercihlerde ve hayata bakış açısında gizlidir. Karar en kutsal yaratık olan insanındır, tabi ki bu durumun farkındaysa.

Dedik ya en kutsal yaratık diye, o zaman kutsalı hakla yüceltmek gerekir. Haksızlıkla sultan olunmaz. En kutsal olan İnsan hakla kazanmalı, helalinden yemeli, hakkı olmayana tenezzül etmemelidir. Yandaşlıkla yoldaşlıkla değil, liyakatle makam ve mevki sahibi olmalıdır.

Eğer mücadeleyi seçtiysen, mücadele ettiğin yol, doğruluk dürüstlük yoluysa çok dikkat etmelisin. Hatta Merhum Muhsin Başkana da kulak vermelisin. “        Zor yola kolay insanlarla çıkılmaz! Seni de satar, yolu da satar, yolcuyu da satar” der Rahmetli Yazıcıoğlu. Evet dostlar menfaat düşkünleriyle, koltuk sevdalılarıyla, ben diye dolaşanlarla asla hak ve hukuk mücadelesi yapılmaz. Bu tür insanlar kendine gelince her şeyi müstahak görür. Yandaşlık yoldaşlık bunlardan sorulur. İlkesiz ve ülküsüz dolaşırlar. Gelecekten beklentileri sadece cebe giren duygusallıktan ibarettir. Güç merkezleri zaman içinde değişirler ama bu duygusal insan müsveddeleri hep aynıdır, değişmezler ama artarak çoğalırlar. Doğru ve dürüst insanlar zaten hep azınlıktadırlar. Mücevherlerin de kıymeti nadiren bulunduklarından değil midir? Şerefli haysiyetli insanlar gibi.  

Yine Muhsin Başkanın sözüyle noktalamak istiyorum. “Bir saniyesine bile hakim olamadığınız, hükmedemediğiniz bir hayat için, bir dünya için, bu kadar fırıldak olmanın anlamı yoktur.”

Hayatın her alanında doğru, dürüst ve erdemli yaşayan tüm dostlara, Selam Saygı ve En Kalbi Dualarımla…

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05Kas

O Adam Benim Babam...

26Ekm
29Eyl

Türk İslam Sevdalısı…

17Eyl

Selam Türk’ün Şairine…

07Eyl

Çocuk…