Gözde Hastanesi

Down Sendromu V


Sevgili dostlar,

Genetik farklılığı olan down’lu kızım Hilal’in artık anaokuluna gitme yaşı gelmişti. İkamet adresime en yakın İlköğretim Okuluna müracaat ederek bu okulun ana sınıfına kayıt yaptırmak istemiştim. Çocuğun down’lu olduğunu fark eden okul müdürü:  ‘’Ana sınıfı öğretmeni çocuğa bir baksın.’’ diyerek Hilal’i ana sınıfına göndermişti. Ana sınıfında yaklaşık beş dakika kadar derse giren Hilal biraz sonra dersten çıkarılmıştı. Çünkü önce ana sınıfı öğretmeninin çocuğu kabullenmediği her halinden belliydi. Öğretmen, Hilal yanındaki çocuğu itekledi bahanesiyle ve veliler sınıftaki bu ya da benzeri çocukların bulunmalarına karşı gibi çeşitli gerekçeler uydurarak, okul müdürünü de yanına alarak Hilal’i ana sınıfına kaydetmemişti.

Ancak yeni okula başlayan normal bir çocuğun bile sınıfa alışması için yerine göre on beş gün ya da bir ay kadar annesiyle birlikte sınıfa girip çıktıklarını biliyorduk. Bu duruma şaşkın bir vaziyette İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı RAM (Rehberlik Araştırma Merkezi) Müdürüne müracaat edip, konuyu enine boyuna anlatmıştım. Ne yapmam gerektiğini sorduğumda ise: ‘’Ben sizin yerinize olsam, çocuğumu istemeyen öğretmene vermem. Dilerseniz, evinize yakın özel bir anaokulu var. Okul Müdürü de bayan. Onu arayayım. O size yardımcı olur.’’ deyince ben ve eşim biraz rahatlamıştık. Teklifi kabul etmiştik. Allah C.C. ondan razı olsun hemen telefona sarılmıştı. ‘’Müdüre hanım size down’lu bir kızımızı gönderiyorum. Anaokuluna kayıt için gelecekler. Yardımcı olursan sevinirim.’’ dediğinde özel anaokulu müdürünün  verdiği cevaba bakın: ‘’Yaklaşık bir yıl evvel hamileyken çocuğumun down sendromlu olacağını öğrendim. Altı ay kadar tedavi gördüm. Riskli bir hamilelik döneminden sonra Rabbime şükürler olsun. Sağlıklı bir bebek dünyaya getirdim. Aradan altı ay geçmeden  downlu kızımız Hilal ile karşılaştım. Ne pahasına olursa olsun. Ben bu kızımızı anaokuluna kaydedeceğim. Hemen gelsinler.’’ Demişti.

 Bizim için gerçekten enteresan bir cevaptı. Doğrusu hoşumuza da gitti. Dünyalar sanki bizim olmuştu. Okula kaydımızı yaptırdık. Gülnaz isimli bir bayan da Hilal’in öğretmeniydi. Hilal için büyük emek harcamıştı.  Öğretmenimiz ertesi yıl yakın bir okula tayin olduğu halde, Hilal i çok sevdiği için tayin olduğu okulda da öğrencisi olmasını istemişti. Biz de kabul ettik.  Hilal’i o yıl da aynı öğretmene göndermiştik. Öğretmenimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Rabbim C.C. her şeyi onun gönlüne göre versin.

            Hilal’in özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinden aldığı haftada iki saatlik, ayda ise toplam sekiz saatlik grup eğitimi kaldırılınca İl Milli Eğitim Müdürlüğüne dilekçe verdim. Grup eğitiminin devam etmesini istemiştim. İlimiz Özel Eğitim Hizmetleri Kurul Kararına göre Hilal’in özür ve özellikleri itibariyle sadece bireysel eğitim almasının uygun olduğu görüşü bildirilerek grup eğitimi talebim reddedilmişti.

            Ünlü Çin Filozofu Konfüçyüs’ün bir sözünü müsaadenizle sizlerle paylaşmak istiyorum: ‘’Bir gününü gülmeden, bir şeyler öğrenmeden, başkalarına yardım etmeden geçirmişsen bugün sizin için kayıptır.’’

 Hepinize selam, sevgi ve saygılarımla.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Ara

Dayak Çözüm Değil

30Ekm
01May

UTANIYORUM III

08Mar

UTANIYORUM II...

08Oca

Altın Kafes