ÇOĞUNUZDA ÜÇER BEŞER KREDİ KARTI VAR


Sevgili dostlar;

Alışveriş yaptığımız mağazalarda, marketlerde ve buna benzer işyerlerinde eskiden veresiye defteri diye bir defter vardı. Bu defterler tedavülden hemen hemen kalktı dersek daha doğru olur. Hatta insanların birbirleri arasında ufak tefek borç para alış verişinin de ortadan kalktığı söylenebilir. Peki bu aşamaya nasıl gelindi? Veresiye defterinin yerini ne aldı? Borç para isteme olayı nasıl ortadan kalktı? Bankalar tarafından düzenlenen, cüzdana konulabilen ve kredi kartı adı verilen bu kartlar bankaların yanı sıra banka personellerince sokaklarda, alışveriş merkezlerindeki standlarda, işyeri ziyaretlerinde, kart verilecek kişilerde kaç tane olduğuna bile bakılmaksızın tanzim edildiği, yüksek meblağlarda limitler verildiği gözlenmiştir. Bu durum veresiye defterlerini ortadan kaldırmış, borç para alışverişini bitirmiş, bazı alışveriş sahiplerini rahatlatmış, bazılarının ise ocağına incir ağacı diktirmiştir.

Çoğunuzda üçer beşer kredi kartı bulunur hale gelmiş, veresiye defterleri ortadan kaldırılsa da insanlar kredi kartlarına borçlandırılmıştır. Hesabını bilemeyenler borç batağına düşmüşler, faizler faiz getirmiş, içinden çıkılamaz hal almıştır. Yıllar önce borç batağında olduğunu bildiğim, aynı işyerinde geçmişte birlikte çalıştığım bir tanışığın asla tasvip edilemeyecek olan, kendi anlattıklarını dilerseniz sizlerle paylaşmak istiyorum: ‘’--Bir gün çarşıda dolaşıyordum. Baktım ki bir kalabalık var. Bu kalabalık niçin toplanmış diye merak ettim. Kalabalığa yaklaştığımda bir banka personelinin kredi kartı dağıttığını fark ettim. Bana da kredi kartı verir misiniz diye sorduğumda, elbette cevabını aldım. Çalıştığım işyerini ve maaşımı soran banka memuruna bilgilerimi verdikten sonra ne kadar limit verirsiniz dediğimde maaşınızın üç katı kredi limiti açarız denildi. Benim paraya ihtiyacım var. Kart limitini hemen açar mısınız dediğimde ise bu akşam açarız. Bankamatikten paranı çekersin denildi.

Aynı gün akşama doğru bankamatiğe vardığımda kartı öptüm. Bankamatik makinesine taktım şifremi girdim. Baktım ki hesapta limit aynen açılmış, Bu kişinin borcu var mı, yok mu diyen yok. Parayı o anda çektim. Benim için yüksek ve beklemediğim bir meblağdı. Makineye döndüm ödememi çok beklersiniz dedim.’’ diye anlattı. Tabi ki bu durum doğru bir davranış şekli olmadığı gibi elbette hoş şeyler de değildir. Mağazalardan ve marketlerden veresiye alışveriş de yapsanız, bir dostunuzdan ödünç para da alsanız, kredi kartınızdan para da çekseniz ya da kartınızla alışveriş de etseniz şu atasözünü aklımızdan asla çıkarmamalısınız. ‘’Ödünç yiyen kesesinden yer.’’ Benim veya sizin veresiye aldığı borcunu, ödünç aldığı parayı, kredi kartı borcunu asla bir başkası ödemez. Hem de neden ödesin?

Borçlarınız yeni borçlar doğurur. Marifet limiti yüksek üçer beşer kredi kartı taşımak ve borç yükünü fazlalaştırmak değildir. Kredi kartı kullanımında lütfen şu atasözüne dikkat edelim: ‘’Ayağımızı yorganımıza göre uzatalım.’’ Kartlar konusunda bir çok düzenleme yapılsa da hala mağdur olan dostlar bilirim. Mümkünse hiç kart kullanmayalım. Kullanıyorsak da minimuma indirelim. Yani tek karttan fazlasını iptal ettirelim.

Borçsuz günler geçirmeniz temennisiyle hepinize selam, sevgi ve saygılarımı sunarım.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
01Eyl
01Tem

Kadına Şiddet Hız Kesmiyor...

10Nis

Kızıldağ'da Bol Oksijen Var...

02Mar

Mutlu Yuva Temennisi...

13Şub