ÇALIŞMAK LAZIM


Sevgili dostlar,

Çalışmak insanoğlunun olmazsa olmazlarındandır. İnsanlık var olalı çalışmak da vardır. Ama bu çalışma; kimine göre ders çalışmak, kimine göre hayvan otlatmak, kimine göre zirai işlerle uğraşmak, kimine göre hayvancılık yapmak, kimine göre amelecilik yapmak, kimine göre büro işi yapmak, kimine göre ticaretle uğraşmak, kimine göre pazarcılık yapmak, kimine göre eğitimcilik, kimine göre amirlik, kimine göre memurluk, kimine göre başkanlık, kimine göre mühendislik, kimine göre doktorluk, kimine göre mimarlık, kimine göre hekimlik, kimine göre de balıkçılık vs. bu uzar da gider.

Bunların tamamını iki bölümde toplayabiliriz. Birincisi bedenen çalışmak, ikincisi ise beyin gücüyle çalışmak. Yoktur aslında birbirinden farkı, ikisi de yorar insanı, Hepsinin ortak noktası el emeği, göz nuru. Beden ve beyin gücü.

Bazılarınız kamu sektöründe, bazılarınız özel sektörde çalışıyorsunuz. Ya da geçmişte çalıştınız, şimdi ise emeklisiniz. Bazılarınız ise kendi işinde çalışıyorsunuz veya kendi işinizde çalışırken Sosyal Güvenlik Kurumuna ödediğiniz primlerden dolayı emekli oldunuz. El emeği, göz nuru ve alın teriyle çalışanlara, çalışmalarından dolayı emekli olanlara  Yüce Allah’tan C.C. kazançlarını ve emekli maaşlarını sağlık içerisinde ailesiyle birlikte yiyebilmelerini temenni ediyorum.

Bir de hiç çalışmadan, tabiri caiz ise elini sıcak sudan soğuk suya değirmeyen, baba parası, hanım parası yiyen, dededen, nineden, kayın pederden yüklü miktarda miras intikal eden, alın teri ve paranın değeri nedir bilmeyen bir kesim var. Ayrıca sayıya koymak istemediğim bir iş daha var. Bunlar aklınıza gelebilen her türlü kirli işlerdir.

Bugün için sağlıklısınızdır. Eliniz, ayağınız tutar. Çalışabilir, ailenizin geçimini temin edebilirsiniz. Yarın yaşlanır, hasta olabilirsiniz, ele düşebilir. Bakıma muhtaç hale gelebilir, çalışamayabilirsiniz. Aileniz geçim sıkıntısına düşebilir. O halde genç iken çok çalışmak lazım. Sadece bugününüzü düşünmeyip, yarınların da bizim olduğunu unutmamalıyız.

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) bir gün yolda giderken,  hiç bir iş yapmadan tembel tembel oturan bir adam gördü. Adama selam bile vermeden yanından  geçip gitti. Dönüşünde Peygamberimiz yine aynı yoldan geçiyordu. Adam hala aynı yerde oturmaktaydı. Peygamberimiz bu defa adama selam verdi. Adam şaşırdı. Hemen kalktı ve Peygamberimize: -‘’Ya Rasulallah! Siz giderken de ben burada oturuyordum, bana selam vermemiştiniz. Fakat, şimdi selam verdiniz. Bunun sebebi nedir?’’ diye sordu. Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdu: - ‘’Ben giderken sen bomboş oturuyordun.  Hiç bir iş yapmıyordun. Dönüşümde ise,  eline bir çöp almış yere bir takım çizgiler çiziyordun. Belli ki düşünüyordun. Düşünmek de çalışmaktır. Onun için sana selam verdim.’’  dedi.

Çalışmak konusunu işlerken aklıma bir dostumun anlattıkları geldi: ’’Bizim hemşerilerimizin üçü bir araya geldiğinde siyaset yapar, Denizli li dostların üçü bir araya geldiğinde ise fabrika kurar.’’ diye. Çalışan kesim olarak geleceğimizi de elbette düşünmek zorundayız. Emeklinin durumuna gelince çok da iç açıcı olmasa bile geleceğe zemin hazırlamalıyız.  Çalışmak güzelliktir. Peki ne yapmalıyız? Geleceğimiz için çalışmak lazım. ‘’Gençlikte taş taşı, ihtiyarlıkta ye aşı.’’ atasözünü aklımızdan çıkarmamalıyız. Ayrıca bu atasözünü slogan kabul etmeli ve tüm gençlere Sosyal Güvenlik bilincini aşılamalıyız. Sigortalı çalışmalı, sigortalı çalıştırmalıyız.

Hepinize selam, sevgi, ve saygılarımı sunarım.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
03Mar

BEN ANAMA DA VERİRİM

01Şub
04Oca

SEVGİ PAYLAŞTIKÇA GÜZEL

01Ara

Acı Ama Gerçek...

02Kas