Zincir


 

Bir gün parkta yürüyen bir genç kız bankta oturan orta yaşlı adama gülümser, adam mutlu olur ve aklına yıllar önce kırdığı arkadaşı gelir ve ona bir özür mektubu yazar, gönderir. Mektubu alan adam restoranda mektubu okur, oda mutlu olur ve garsona bol bahşiş bırakır. Bahşişi alan garson çok sevinir, eve giderken küçük kızının istediği boya kalemlerini alır. Kız büyür ve dünya çapında büyük bir ressam olur. Bir küçük gülümseme büyük bir iyilik zincirinin ilk halkası olur ve halkalar gittikçe çoğalır, sonunda dünya güzel bir yer olur. 

İyilik büyük ya da küçük olarak adlandırılmaz, küçük bir kar tanesi nasıl ki büyük bir çığa sebep oluyorsa, küçük bir gülümseme de büyür ve bir hayatın değişmesine belki de yaşamın iyileşmesine vesile olabilir. İşte bu yüzden ben ne yapabilirim ki, demek yerine sadece gülümseyerek de bir bütünün parçasını oluşturabilirsin. Nitekim dinimizde defalarca iyilik yapmanın ne kadar faziletli olduğu da ayetlerle ya da hadislerle anlatılmıştır: (Din kardeşinin bir işini yapana, melekler dua eder. O işi yapmaya giderken, her adımı için bir günahı af olur ve kıyamette çeşitli nimetlere kavuşur.) [İbni Mace) (Din kardeşine güler yüz göstermek, iyi şeyler öğretmek, kötülük yapmasını önlemek, sorana yol göstermek, sokaktaki pis ve zararlı şeyleri temizlemek, birer sadakadır.) [Tirmizi]
(Selam verirken gülümseyen, sadaka sevabına kavuşur.) Bunlar sadece bir kaçı, eminim ki bunun gibi daha nicelerini belki de her gün internetten ya da bir kitaptan defalarca okuyoruzdur. Bize dinimiz her daim boyutuna bakmadan iyiliği emreder. En başta da birbirimize gülümsemeyi…

Fakat bizler en kadar da az iyilik yapar olduk, gülümsemek ise en çok endişe ettiğimiz mesele haline geldi. Çünkü insanlar birbirlerinden korkar, kaçar oldu. Kaçımız bulunduğumuz binada komşularımızın hepsini tanıyoruz. Kaçımız komşumuzun neye ihtiyacı var, derdi var mı diye bilir olduk. Çok az kişi bu soruların cevabını biliyoruz. Bizler en yakınımızdakilerin bile sorunlarını acılarını göremez olduk, duyduğumuzda ya da bildiğimizde de kaçar olduk.

Neden böyle oldu denildiğinde ise zamanı bahane ettik ama onu değiştirmek de bizlerin elinde olduğunu hiçbirimiz düşünmek istemedik. Bizler hep başkalarından bekledik bunu, değişimi önce çevremizden bekledik, hâlbuki sen değişsen belki çevrende seninle birlikte değişecek ve böylece dünya da seninle birlikte değişecek. İyilik yapmak için imkân aramaya gerek yok kendini değiştirip komşunun kapısını çalarak gülümseyip hal hatır sorarak da iyiliğe bir adım atmış olursun. Bunun için sebep arıyorsan işte sebep; Miraç Kandiliniz mübarek olsun, Rabbim birbirimize ettiğimiz dualarımızı kabul etsin inşallah. 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Dervişağaoğlu | 27 Mart 2021 12:21

    Ata sözünde olduğu gibi "Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır" bir gülümseme,bir güzel söz bütün meseleyi halleder.

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Nis

Bize Ne Oldu...

13Nis

İçimizdeki Dünya

24Mar

Ben Dememiş miydim?

19Mar

Anlatılmaz

12Mar

Zincir