Kuyruğa Gelmişken - ESRA AKSOY

Kuyruğa Gelmişken


         Tam bir senedir aynı şeyi yapıyoruz, “yüzdük yüzdük kuyruğa geldik” derken bırakıp rehavete kapılıyoruz. Evet, hepimiz aynı sözleri sarf ediyoruz ve hak da veriyoruz ama yaptığımızda hep aynı sonucu çıkarıyor. Kuyruğa gelmişken yeniden başa almak…

      Bir senedir hepimiz evlerde, özelliklede sevdiklerimizden ayrı olarak, yaşam savaşı veriyoruz resmen. Salgın hepimize büyük bir ders verdi aslında, ama aynı zamanda da bizleri de bunalttı, yorulduk. Fakat hala bitmedi, neden mi? Çünkü tam azalmaya başlarken yeniden aynı rehaveti gösterip bırakıyoruz tedbirleri. Yapmamamız gerekirken aslından tam da o anda daha sıkı sarılmamız gerekirken bizler tam tersini yapıyoruz. Bir arkadaşıma: “neden yapıyorsunuz, dışarı neden çıkıyorsunuz?” Diye sorduğumda aldığım cevap: “ne yapak ölek mi?” olmuştu. Hak vermiyor değilim lakin ortada da bizler bu söze sığınıp dışarı çıktıkça ölenler var. Sen içerde kaldığın sürece bunalıyor, daralıyor ve dahi ölecek gibi hissediyorsun. Fakat gel gör ki sen dışarı çıkıp tedbirlere uymadıkça bir başkasının ölüm sebebi bir ailenin yıkımı oluyorsun.

     İnsanlar salgın bitsin diye gayret gösterirken yaşlılar torunlarına hasret kalmaya tahammül ederken, senin küçücük bir tedbirsizliğin onları daha da zora sokuyor, daha da yoruyor. Çünkü salgın senin bir anlık dalgınlığını bir anlığına çıkardığın maskeni asla affetmiyor. İlerliyor en önemlisi de öldürmeye devam ediyor. Tam onu güçsüzleştirmişken sen ona bir şans daha veriyorsun ve yeniden hayat bulunuyor. İşte bu yüzden bu savaş bir yıldır bitmiyor ve ne yazık ki bir süre daha devam edecek gibi görünüyor. Düşman asla vazgeçmiyor, ama sen bir anlığına da olsa vazgeçip ona bir güç daha veriyorsun.

         Salgın aslında o kadar da kuvvetli değildi, bizler üzerlerimize düşen vazifeleri yapmış olsaydık, biraz daha dikkatli olmuş olsaydık çoktan yenilmiş ve zafer bizlerin olmuş olacaktı. Bizler ise tam tersini yaptık durmamamız gereken anlarda durduk, ona açık kapı bıraktık. Oda bu anları hiçbir zaman es geçmedi. Onu güçlendiren, onu bu kadar zamandır yenilmez yapan kendisi değil aslında bizler olduk. Kurallara en başından son anına kadar hiç duraksamadan özenle uymaya devam etseydik eğer şimdi baharı bambaşka umutlarla karşılıyor olabilirdik.

            Bizim yaptığımız ise bir müddet sıkıca sarılmak lakin daha sonra bunalıp; buna da bahane edip gevşek davranmak oldu. Bir yıldır yaptığımız mücadelede en büyük hatamız işte bu oldu. “Yüzdük yüzdük kuyruğa geldik” derken, bırakmamız. Bu yüzden mücadeleyi hiç zaman bırakmayan birçok kahramanların sonu da biz olduk.

        Şu son zamanlarda bu zamana kadar yaptığımız hataları yapmayıp bu sefer son anına kadar “bitti” diyene kadar fırsat vermeden, rehavete kapılmadan mücadeleye devam etmeliyiz. Bu sefer tedbirlere uyarken sadece kendimiz için değil, aynı zamanda bu mücadele ön saflarda savaşan kahramanlarımızı da düşünerek devam etmeliyiz. Kuyruğa gelmişken bırakmak bizim işimiz olmamalı bundan sonra.

 

Sözlerimde kusur varsa af ola, kusursuz kul var mı ki iş ola. 

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 3

  • Ağaoğlu | 20 Şubat 2021 15:49

    Doğrusu toplum olarak biraz boşvermişlik alışkanlımız yüzünden virüs bizi çok sevdi.

  • Tuba | 12 Şubat 2021 09:14

    Kesinlikle katılıyorum inş en kısa zmaanda normal hayatımıza döneriz ????????

  • Leyla | 11 Şubat 2021 15:29

    Aynen canim dusuncelerine katılıyorum

YAZARIN SON 5 YAZISI
22Eyl

Kaftanın Üstüne Aba Giyinmek

01Eyl

İmtihan

24Ağs

Emanet

03Haz

Önce Sağlık

26Nis

Biz Sustukça...