Mısırlıgil, Malatyalı Olarak Bu Sefer DUR Diyelim

PAYLAŞ

Sevgili Malatyalı hemşerilerim, bakın bu işler hiçbirimizin tahmin edemediği hatta ilk etapta aklımıza dahi getiremediğimiz sistemlerde ayarlanıp bir anda oldu bitti gibi hızlı ve sessiz bir şekilde oluyor. Biz uyandığımızda atı alan Üsküdar’ı geçmiş oluyor ve eğer bir kaç örnek vermek gerekir ise; geçmişte Tekel fabrikasına bir bakalım. İlk önce depo olarak 1925 yılında kurulmuş sonrasında 1939 yılında fabrika olarak faaliyetine başlamıştır. Bugün görüyoruz ki yıkılan o tarihimizin yerinde neler var. Hemen onun yanı başında eski cezaevi vardı ve yine onun da durumu aynı şekilde sonuçlandı. Bir diğer örnek ise, Malatyamızın Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan 1936 yılında temelleri atılan Türkiye’deki sayılı mensucat fabrikalarından olan Sümerbank fabrikamız vardı. Bugün baktığımızda yerinde neler var. Sümerbank fabrikasını alan Girişim ortaklı şirket fabrikanın makinalarını ve hurdalarını sattıklarında aldıkları paradan daha fazlasını kazandılar. Yine Malatyamızla özdeşleşmiş belediye binamız vardı ve yine o da Cumhuriyetimizin ilk yıllarında, 1938 yılında yapılmıştı. Peki ya ona  ne oldu? Sonuç yine aynı; yerle bir. Mevcut günümüze geldiğimizde elimizde kala kala aklı başında değerleriyle tarihi ile iki güzide kurumumuz kaldı. Bir tanesi mevcut şeker fabrikamız ve bir diğeri ise Sultan Suyu Harası. Şimdi bunlardan sıra Sultan Suyu Haramıza gelmiş gibi gözüküyor. Onuda, örneklerini vermiş olduğum Malatyamızın değerleri olan o kuruluşlar gibi yerle bir edilmek isteniyor ve biz örneklerini vermiş olduğum o kurumlarımızın hiçbirini ayakta tutmayı başaramayıp, bugünlerimize getiremedik. Memleketini seven sizler gibi bir Malatyalı olarak bu sefer DUR diyelim yeter artık diyelim. Depremi bahane ederek bu tarihi güzelliklerimizi yok etmeyelim, sahip çıkalım. Evet belki de doğrudur depreme dayanıklıkları düşük olabilir ama bu ölçü onların tamamen yıkılmasını, yok edilmesini gerektirmez diyenlerdenim. Tabii ki de çürük olan binalar var ise insanları bu binalarda oturtmayalım ama en azından Hara ile bütünleşmiş bazı binalarımızı kısmi olarak güçlendirelim ve ayakta tutarak tarihini koruyalım. Kısmi müze, konuk evi ve eski tarım makinalarının sergilenebileceği bir nostalji güzelliklerini yarınlarımıza taşıyalım derim. Tigem genel müdüresi Ayşe Ayşin Işıkgece hanımefendiden bir ricam olacak. Burda söz veriyorum ki bir binanın güçlendirme ve hizmete açılabilmesi için ne masrafı olacak ise ben Kenan Mısırlıgil olarak bu masrafları karşılamayı taahüt ediyorum. İşletmede bu güne kadar kimler çalışmış ise tamamının ismini yaşatacak şekilde onların hatırasına armağan edeceğim. Öncelikle Akçadağlılara seslenmek istiyorum; Hara da doğmuş büyümüş, Akçadağ’da iki yıl okumuş, üç yıl Akçadağspor’da top oynamış biri olarak, yine Malatyamın sevdalısı insanlarına, siyasetçilerine ve sivil toplum örgütlerine seslenmek istiyorum. Lütfen, Allah aşkına geçmişteki pişmanlıklarımızı ve bugünlerimize getirmediğimiz bu değerleri bu sefer, en azından Haramızda yaşamayalım. Herkese sevgi ve saygılarımla.

KENAN MISIRLIGİL
Malatya Sultansuyu Hara Sevdalısı

MALATYA BİRLİK GAZETESİ

HABERİ PAYLAŞ:

Yorumlar / 4

  • Yeşil Malatya | 27 Ekim 2020 14:01

    Çok güzel bir konuya değinilmiş. Tarihi yapılarımızı böyle kolaylıkla gözden çıkarmayalım. Restore edilebilir. Derpreme dayanıkla hale getirilebilir.

  • Söz | 26 Ekim 2020 22:21

    Aha da buraya yazıyorum sultan suyu Hara alanı siyasete açılmıştır. Millet parkı adı altında vs. Siyasal tesislesmeye hazır olun

  • Akçadağlı | 26 Ekim 2020 17:51

    bu sese kulak verin. güzelim haraya yazık etmeyin....

  • malatyasporlu | 26 Ekim 2020 17:44

    tarihi yapıların yıkılmasına karşıyım. restore edilmesi için Kenan bey gibi malatya sevdalısı insanlara kulak verilmesi gerekir.

BUNLARA DA BAKIN