Faili Belli Bir Suikast


Yazık. Tam Hablemitoğlu'nun katledilişinin yıldönümü için bir yazı yazacaktım Prof. Dr. Şebnem Hablemitoğlu'nun eşinin mezarı başında röpörtajına şahit oldum...

Öncesi basın toplantısı yapmış, sonra onu izledim...

Eşinin katledilişinin anma günü değilde sanki çay partisi veriyor ve davetli misafirleri ağırlıyordu...

Mezarı başında yaptığı kısa açıklamada etrafa gülücükler saçtı...

Kocasının mezarı başında nasıl sevimsiz ve duygusuz bir kadın imajı çizdi diye düşündüm...

Akabinde merak edip basın açıklamasını izledim, neredeyse elliye yakın basın mensubu vardı...

Hoşgeldiniz falan filan derken, yanında bir avukatla basın toplantısına başladı...

O gülücükler arasında soğuk bir cümle ile gözümde tüm misafirperverliğini yitirdi...

Ve elimde çay televizyon izlerken buldum kendimi...

Meğerse Şebnem Hanımın çay partisinde değilmişiz...

"Devletin karanlık tarafı eşimi öldürdü" dedi...

Devleti katil ilan etti...

Bir Nagehan Alçı daha...

Aynı kişilerle çevrildiği açık, çok açık...

*

Ben, rahmetliyi gerçek hayatta hiç tanımam bilmem...

Kitaplarını okumuşluğum vardır...

Devamlı surette Fethullah Gülen Cemaati’nin gizli gündemini ve siyasette yapılanmasını anlatıyor ve halkı uyanık tutmaya çalışıyordu...

En son Fethullah Gülen ve Alman Vakıflarının Türkiye'de yürüttüğü faliyetler hakkında Köstebek adlı kitabını yazıyordu...

Biri telefon edip, bu kitabı yazma demiş ve sonrası 18 Kasım 2002'de evinin önünde öldürülmüştü...

Bir süredir yine içim buruktu...

Cesur bir Türk yazar 17 sene önce katledilmiş ve failleri hala yakalanıp hapsedilememişti...

Derken bir haberle sarsıldı Türkiye...

"FETÖ'nün askeri yapılanması içinde yer alan Nuri Gökhan Bozkurt, Necip Hablemitoğlu suikasti şüphesiyle Ukrayna'da tutuklandı."

Haberin verildiği gün yakalandı zannettim, meğer işin aslı öyle değilmiş...

*

Şebnem Hanım geçen dönem İyi Parti'den milletvekili adayı olmuştu, unutmuşum onu hatırladım birden...

Neden İP'ten aday olduğu açıklaması da evlere şenlikti; "Parti üzerindeki FETÖ şaibesini ortadan kaldırmak için İP'ten aday oldum."

Ben olsam şahsen FETÖ şaibesi olan bir yerin 500 metre civarından geçmem...

Size mi kaldı bir partiyi aklamak...

İP'i aklamak için paravan olarak aday olmanızı sizden kim istedi?

Siz normal biri misiniz? Eşinizi FETÖ yapılanması öldürmüş...

2002'den bahsetmiyoruz, Haziran 2018 seçimlerinde FETÖ gerçeği kabak gibi ortada...

Tüm kurumlar temizlenmeye çalışılıyor...

MHP, FETÖ'cülerin darbesini atlatmış, içinden bir Meral Akşener figürü çıkartılmış...

Şu an İP'in Başkan Yardımcısı Koray Aydın bile Akşener hakkında "FETÖ'cülerden maddi destek alıyor" demiş ve siz böyle şaibeleri olan birinin partisinden aday oluyorsunuz...

Üstelik "Partinin üzerindeki FETÖ şaibesini ortadan kaldırmak için İP'den aday oldum" diyorsunuz...

Vallahi akıl mantık süzgeçinden geçiriyorum, olmuyor, aklıma yatmıyor...

İnsan ne olur ne olmaz biraz geri durayım demez mi?

*

Bakın, "3 yıl öncesine kadar soruşturma bile yapılmadı 15 Temmuz 2016 sonrası eşimin öldürülmesi hakkında soruşturma açıldı, mahkeme süreci ağırda gitse bunu başardık." diye kendiniz diyorsunuz...

FETÖ yapılanması davasına, eşinizin suikasti eklendi ve yeniden araştırılması istendi...

Davayı Türkiye Cumhuriyeti açtı...

Hükümette AKP yerine Ak Parti, MHP ile Cumhur İttifakı kurmuş bir Cumhurbaşkanı  Erdoğan vardı...

Devletin içine sızmaya çalışan bu yapı, o günden beri Beka meselesi sayıldı ve temizlenmeye çalışılıyor...

Kasım 2002'de ilk defa AKP iktidara geliyor ve 2 ay sonra Aralık 2002'de eşinize suikast gerçekleştiriliyor...

Demek ki FETÖ, çok öncesi siyasi kurumlara sızmış ki eşiniz bunları dile getiriyor...

Açıklamalarınızın hiçbir yerinde hükümeti takdir eden bir cümle yok...

15 Temmuz öncesi devlet yapılanması içindeki FETÖ'cüler bu suikasti yaptı diye bir cümle de yok...

Bugünü de içine alan bir cümle kuruyorsunuz "Kocamı Devlet öldürdü."

Konuşma boyunca içinde FETÖ kelimesi olan bir cümle kurmamanız da ilginç...

Kocamı FETÖ öldürdü, Fethullah Gülen katildir demeniz gerekirken "Devletin karanlık güçleri eşimi öldürdü" demeniz garip değil mi?

*

Üç sebep olmalı...

Bir...

Rahmetli eşinizin görüşüne muhalif olup Fethullah Gülen'i terörist ve ona üye olanları FETÖ'cü olarak görmüyorsunuz...

İki...

Eşinizi FETÖ'cülerin öldürdüğüne inanıyor ama korkuyorsunuz...

Üç...

FETÖ yapılanmasının kocanızı öldürdüğüne inanmıyorsunuz...

Gerçi kocanızı FETÖ'cülerin öldürdüğüne inansanız o cephede yer almamanız gerekirdi...

Korunacağınız tek yer Cumhur İttifakı çünkü...

Neyse...

Akıl tutulması olan ve mantık emaresi göstermeyen biri nasıl Profesör oluyor, O da ülkemizdeki eğitim sisteminin garabetinden doğan bir sonuç...

*

Bizlere, ölüye saygı diye bir kavram öğrettiler...

Büyüklerimizin, hiç tanışmadığımız insanların mezarı başında bile gülmeyi, ölüye ve yakınlarına saygısızlık sayarız...

17 sene geçmiş, travma geçmemiş yahut hep böyle nerde ne şekilde davranacağını bilemeyen biri, bilmiyorum...

Kıbrıs Lefke Avrupa Üniversitesi'nde Dekan olmuş birde...

Sağır sultan bile duydu...

Kıbrıs üniversiteleri, 15 Temmuz 2016 sonrası FETÖ'cü akademisyenlerin yuvası oldu, bu hanımefendi bilmiyor mu?

*

Şebnem Hanım Ukrayna'da yakalanan sanığın Türkiye'ye getirilmesine de karşı...

Sebep olarak Türkiye'ye gelirse serbest bırakılırmış..

Peki Ukrayna'da serbest kalmayacak mı?

Meğer, sanık Temmuz'da yakalanmış fakat Hablemitoğlu'nun avukatı ve bir kaç gazeteci bunu bilmesine rağmen kamuya açıklamamışlar...

Savcının mahkemeye gelmemesi sebebiyle dava devamlı erteleniyormuş...

Burası bile içinizde şüphe yaratmadı mı?

Sanık gizlilik kararı çıkartmış ve Ukrayna medyasından tüm bu haberleri sildirtmiş (Sahip olduğu güce bakar mısınız?) Şimdide Türkiye'ye gönderilirsem öldürülürüm diyormuş...

Kim öldürecek? Olsa olsa içinde bulunduğun oluşum konuşmaman için seni öldürür. Yapacak olan asıl orada yapar, Ukrayna mafyaların başkenti neredeyse...

Bu arada Ukrayna devrim geçirip, Rusya'dan kurtuldu (!) Amerikancı yönetime sahip oldu...

Verilen kararları bu gözle inceleyin...

*

 Bu gizlilik kararının olduğu Temmuz ve Aralık döneminde, yani 5 ayda ne olmuş peki...

5 senedir Ukrayna'da yaşayan bu şahsın, ünlü bir Türk Restaurantının ortağı olduğu söyleniyor, belli ki kaçtığı ülkede ödüllendirilmiş...

Bu arada diğer ortaklar kim? Merak ettim...

Eşi Ukraynalı, kendisi vatandaş olmuş ve bir çocuğu var...

Türkiye, suçlunun orada olduğunu öğrenince hakkında kırmızı bülten ile yakalama kararı çıkarıyor ve oranın güvenlik güçleri restaurantta yakalayıp ilk mahkemede tutukluyor...

Önce tutuklu yargılanıyor, sonra ev hapsine tabi tutuluyor, şimdide sınırlı saatlerde ev hapsine çevriliyor...

Yani yatmadan yatmaya eve geliyor, gündüz dışarıda dolaşabiliyor, işini gücünü, görüşmelerini yapmaya devam ediyor...

Türkiye, bu serbest gezen FETÖ suçlusunun geri iadesini istiyor...

Bir hafta önce, tahminim bir "Devlet aklı" bu tutuklanmayı medyaya sızdırdı...

İyi de oldu çünkü Türk kamuoyundan habersiz Ukrayna'da belkide serbest bırakılacaktı...

Oysa, Şebnem Hablemitoğlu ve avukatı basın açıklamasında şahıs geri gelirse serbest bırakılabilinir dedi. (Gerçi avukatınızın sonra geri çark etti ve Türkiye'de yargılanması gerektiğini söyledi.)

Evet FETÖ'cü bir yargı mensubuna denk gelirse serbest kalma riski var, ülkemizdeki adalet sisteminin içinde kamufle olmuş bazı yargı mensupları halen aktif, bunu halkı infiale sürükleyecek tutuklama veya beraat kararlarından anlayabiliyoruz...

Ama bu şahıs, sanki Ukrayna'da suçlu bulunup tutuklanmış ve içeriye çıkmamak üzere atılmışta Türkiye serbest bırakacak diye endişeleniyorlar...

Hanımefendi, sizi FETÖ'cüler çevrelemiş yönlendiriyorlar, orada serbest kalması an meselesi...

Türkiye'de işlenen bir suç için ülkemizde yargılanması şart...

Devlete katil diyeceğinize, Beka konusuyla dalga geçer gibi açıklamalar yapacağınıza, Devletin yanında olun...

Sizi yanına çekenler birinci elden duruşmaların gidişatı hakkında sizden FETÖ'ye bilgi taşıyor olabilirler...

Profesörlüğe yakışan mantık silsilesini yürütmeyi öğrenin yoksa kendi ağzınızla onlara hizmet etmekten öteye gitmezsiniz ve ağırlaştırılmış müebbet hapsi hak edende sizin sayenizde adaletin vereceği cezadan kurtulur...

Gözünüzü kapattıkları FETÖ perdesini bir kaldırın ve uyanın...

Prof. Dr. Necip Hablemitoğlu'nu saygı, sevgi ve rahmetle anıyorum. Umarım bir an önce faili meçhul bir cinayet daha açıklığa kavuşur ve katili Türk adaletinde hak ettiği yeterli cezayı alır...

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
28Tem
18Tem

Pazar Tezgahinda Vuslat Arayanlar

14Tem

Pazar Tezgahinda Vuslat Arayanlar

13Tem

Sirtaki Ve Ayasofya

07Tem

Müslümanlık Metastaz Vaziyette