Omurgalı Bir Hayat...


Kimine uzun kimine kısa, kimine acı kimine tatlı, kimi hayatın nimetlerinden olabildiğince alırken kimi ise hep vermiş alamamıştır.

Uzun kısa, acı tatlı, bol veya kıt, adına her ne derseniz deyin, her nasıl yaşarsanız yaşayın birde bu hayatta duruşunuz nasıl? Asıl önemli olan budur. Omurgalı bir hayat yaşadıysan yeter. Hiç kimseye güvenmeden kendi doğruları doğrultusunda yaşadıysanız ne mutlu sizlere. Efendimiz (SAV) kızı Hz. Fatıma (R.A)’e, “Ey kızım Fatıma! Babam peygamber diye güvenme! Rabbine karşı kulluk vazifeni yap. Eğer Allah’tan nefsini satın alamazsan Vallahi ben bile senin namına hiç bir şey yapamam” diye buyurmuştur. Öyleyse bizler akıllı olmalıyız. Hayatta Allah’tan ve yaptıklarımızdan başkasına güvenmemeliyiz.

Bir sonu olan fani dünyada ev, araba, para, makam, çoluk çocuk peşinde koşarak bunların çokluğuyla övünen insanoğlu zarardadır. Sahip olduklarımız bir gün kaybolur gider. Ama yaptıklarımız hep bizimledir. İnsanoğlu yüce kitabımız Kuranı Kerimde Hud Suresi 112. Ayeti kerimede “Senin yanında hak yola dönenlerle birlikte, sana buyurulduğu gibi dosdoğru ol! Siz de azıp sapmayın. Allah, yaptıklarınızı çok iyi görmektedir” buyrulduğu gibi olmalıdır.

İnsan ölüm hak olup da kabre girdiğinde, orada amelleriyle baş başa kalacaktır. Kimse onunla gelmediği gibi en yakınları bile defnettikten sonra beş dakika bile beklemeyeceklerdir. O halde akıllı olan insan mevsim hasat iken çalışmalı ve ambarını güzel nimetlerle doldurmalıdır. Kişi menfaatini ne kadar düşünürse düşünsün asla Allah’ın takdirinden fazla olamaz. Malı artar ama rızık artmaz. İnsanın kaç tane evi olursa olsun yalnızca bir tanesinde oturabilir. Ne kadar arabası olursa olsun sadece birini kullanabilir. Ne kadar parası olursa olsun sadece ve sadece rızkı kadarını kullanabilir. Öyleyse, insanoğlu akıllı olmalıdır. Kullanmadığı ev, araba ve harcayamadığı paranın ona bir getirisi olmaz, olamaz. Zengin sanmasın ki malının hepsi kendisinin, asla! O, sadece emanetçidir. Allah ona fazlasını verdiyse bilmeli ki bunlar fakirlerin hakkıdır. Taksimatı dosdoğru yapmalıdır. Allah dosdoğru olanlardan razı olsun.

Şey Edebali Osman Bey’e, “Ey oğul! Unutma ki, Yüksekte yer tutanlar, aşağıdakiler kadar emniyette değildir. Haklıysan mücadeleden korkma !…” nasihatte bulunarak makam sahiplerini uyarmıştır. Onlar makamlarda ki harcamalarına, emri altındakilerine karşı takındıkları tutuma dikkat etmelidirler. Yoksa bu dünyadaki nimet ahirette külfet olarak karşısına çıkabilir. Makam ve mevki sahipleri, hayatlarını dört büyük halifeyi örnek alarak yaşamalıdırlar. İnsan makam için, zenginlik için kendini kaybetmemeli, doğruluktan ve dürüstlükten vazgeçmemelidir. Bu dünyada insana verilen kendi bedeni dâhil her şey emanettir. Emaneti kirletmeden sahibine (Yüce Allah’a) teslim etmeliyiz.

Kısaca hayatı omurgalı yaşamalıyız. Üç günlük gelip geçici menfaatler uğruna yaranmaya, yaltaklanmaya, bir ömür fırıldak gibi dönmeye gerek yok. Siz doğru olun da dünya sizin etrafınızda dönsün. Birileri mutlu olsun, birileri gücüne güç katsın diye inanmadığınız yolda yürümeyin. Hiç kimse hiçbir şeye mecbur değildir. Siz inandığınız ve doğru bildiklerinizle bir ve birlik olun. Allah doğrunun yar ve yardımcısı olsun.

Omurgalı hayat yaşayanlara Selam, Saygı ve En Kalbi Dualarımla…

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Eyl

Selam Türk’ün Şairine…

07Eyl

Çocuk…

22Ağs

Dava Adamı

13Ağs

Gün Ola, Harman Ola...

28Tem

Haydi “Bayram” Olsun…