Endişe... - İSMAİL HAKKI DALAK

Endişe...


“Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Her birinin (dünyada) duracakları yeri de, (öldükten sonra) emaneten konulacakları yeri de O bilir. Bunların hepsi açık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da) dır” Hud Suresi 6.

“Oğlum/kızım için yatırım yapıyorum” diyerek dünyalık peşinde koşan insana şaşmamak elde değil. “İnandım” diyen insan, iman eden insan, “benim büyük Allah’ım var” diyen kul, hiç rızık endişesi duyar mı? Duymaz elbette. Endişe duyanlara şaşırıyorum. Bir evi olan ikincisinin, arabası olan daha iyisinin, parası olan parasını artırmanın peşinde. Çalışanlar “bir üst makama nasıl çıkarım, patronumun müdürümün gözüne nasıl girerim” diye türlü entrikalarla ömürlerini heba ediyor.

Bir ömür mal peşinde koşacaksın! Hadi mükemmel bir ev, son model birde araba sahibi olacaksın! Diyelim ki çok paran var, yani paraya da para demeyeceksin! E yaş oldu 60-65! Azrail AS. ile gardaş olsan kaç sene yaşayacaksın! Ha bu arada kazanırken kaybettiğin sağlığını, yıllar içinde kaybolup giden sevdiklerini nerede bulacaksın! Hani dedin ya, “oğlum/kızım rahat etsin” onlar da yarın evlenip gidecek! Belki bir bayramda gelip seni görecek, belki de seni bir daha görmeye bile gelmeyecek. Ne dersin, değer mi? Elbette değmez iki gözüm.

Yaradan Allah, Yasin Suresi 77. Ayeti Kerimede, “İnsan, bizim, kendisini az bir sudan (meniden) yarattığımızı görmedi mi ki, kalkmış apaçık bir düşman kesilmiştir” buyuruyor. Yüce Rabbimiz insanın ne kadar da aciz olduğunu Yüce kitabımız Kuranı Kerim’de birçok ayeti kerimeyle bizlere anlatmaktadır. Ama insanoğlu her şeyi kendinden biliyor, hadsiz. Yaradan Mevla dilemezse dal bile kıpırdamaz, bundan bile bihaber. Çalışıp kazandığını hep kendinin sanıyor. Bilmiyor ki fazlasını dağıtacak. Bilmiyor ki fazlası emanet. Aslında biliyor bilmesine de, kendi kazancıya yarınlara yatırım yapıyor, hemde gafilce!

Kısa olan dünya hayatı için ne kadar da endişeli ne kadar da karamsar! Sanki birikim yapmazsa yarın aç kalacak! Rızkı kendinden zannediyor ya. Allah vermezse senin doymak bilmeyen nefsin nasıl doyacak! Kocaman olan nefsin aslında seni yiyip bitiriyor da senin bundan haberin yok. Oğlunu/kızını kurtarayım derken, kendini helak edip ateşlere atıyorsun. Kendine gel ey insanoğlu. Yüce Allah senin bu dünyada alacağın nefese de yiyeceğin bir lokma ekmeğe de kefil. Sana sadece helal yollardan arayıp bulmak düşüyor, o kadar.

Hepimiz kocaman bir yalnızlığa doğru koşar adım gidiyoruz. Orada bizi bu dünyada yaptıklarımız karşılayacak. Yetiştirebildiysek hayırlı evlat, infakta bulunabildiysek hayır hasenat, verebildiysek sadaka. Akıllı insan bunlara meyleder. Mala, makama ancak aptallar koşar adım gider. Bilmez ki bu dünya da taşıdıklarımızın ağırlığı ahirette bizi ezer geçer, “hele birde hak etmediysek, hele birde yandaş ve yoldaşlıkla bir yerlere geldiysek, hele birde geldiğimiz yerlerde zulmettiysek, hele birde bize inananları yarı yolda bıraktıysak” işte o zaman vay halimize.

Hakk’a inanan, hak bildiği yolda, doğru dürüst insanlarla yol yürüyen değerli yol arkadaşlarım, endişeye mahal yok. Bizim için “Allah var gam yok”

Kalın selametle.

Selam, Saygı ve En Kalbi Dualarımla…

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 2

  • Ahmet Aydemir | 10 Şubat 2021 18:30

    Yüreğine sağlık abim ne güzel anlatmışsın anlayana

  • Alperen | 10 Şubat 2021 11:19

    Rızkı veren huda kula minnet eylemem.

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Utansın…

12Eyl

12 Eylül ve Ülkücüler…

24Ağs

6. Toplu Sözleşme Süreci…

17Ağs

Özlüyoruz…

30Haz

Adaletin bu mu dünya…