Dava Adamı


Bugün Türkiye Kamu-Sen konfederasyonuna bağlı Türk Tarım Orman-Sen Isparta Burdur Şubesinin 1. Olağan Genel Kuruluna Kurucu Şube Başkanı Sayın Süleyman Hilmi Yılmaz Bey’in davetleri üzerine Türk Büro-Sen yönetim kurulu olarak Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların yönetim kurulları ile birlikte katıldık. Allah hayırlara vesile etsin.

Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonuna bağlı sendika temsilcilerinin, ilkeli sendikacılığından, onurlu yürüyüşünden, memurun hakkını alabilmek için şeref ve haysiyetten ödün vermeden yürüttüğü hak arayışından, kişisel değil kitlesel menfaat mücadelesinden, liyakate önem verdiğinden, sözleşmelilere kadro verilmesi isteğinden, görevde yükselme sınavlarından sonra yapılan mülakatların kaldırılması taleplerinden, buçukların altında ezilen memurun hakkının alınması için verdiği yetki mücadelesinden bahsetmek istemiyorum. Çünkü sizler, ‘Türkiye Sevdamız, Ekmek İçin Kavgamız’ diyen Türkiye Kamu-Sen’i yakinen tanıyor ve biliyorsunuz.

Ben bugün bir dava adamından, bir vatan sevdalısından, ‘Vatan Sağ Olsun’ diye evladını vatanına Şehit vermesine rağmen hak mücadelesine devam eden bir babanın duygularından, bir sendika başkanının heyecanından bahsetmek istiyorum.

Bugün Isparta Öğretmenevinde yapılan Türk Tarım Orman-Sen Isparta Burdur Şubesinin 1. Olağan genel kuruluna katılan bizler, kürsüye konuşmalarını yapmak için çıkan Türk Tarım Orman-Sen Isparta Burdur Şubesinin Kurucu Şube Başkanı Sayın Süleyman Hilmi Yılmaz’ın gözlerinde yaşadığı kutlu heyecanı gördük. Sayın Başkanın misafirlerine armağan ettiği Türk Bayraklı atkıda ‘Vatan Sağ Olsun’ kelimesinin anlamını gördük. Kalp atışlarından vatan sevdasını, Onurlu dik duruşunda dava adamının ne demek olduğunu gördük.

Teşekkürler Hilmi Başkan, Teşekkürler Koca Yürekli Adam. Bu hak mücadelesi sizin gibi neferler oldukça bitmez, bitmeyecekte. Sayın Başkan sizlerle birlikte hak yolda yürümek, bizler için Şereftir, Onur duyarız.

Yaptığı konuşmasını heyecanından dolayı kısa tuttu ama gözleriyle çok şeyler anlattı. Kürsüden inmeden öyle bir ‘NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE’ diye bir haykırışı vardı ki, bu haykırış, Ayasofya’nın açılışının, Fatih gemisinin Karadeniz’de bulduğu doğalgazın öneminden bahsediyordu. Bu haykırış, Akdeniz’de Oruç Reis gemisinin sondaj çalışmalarıyla ve heybetli duruşuyla dosta güven düşmana korku salıyordu. ABD başkan adayı Biden’a hadsizliğini bildiriyor, AB’ye Türkiye’ye karşı kendilerine gelmesi gerektiğini söylüyordu. Teşekkürler Sayın Başkan.

Bugün bir kez daha içinde bulunduğum, üyesi olmaktan onur duyduğum camianın ne denli bir hak mücadelesi içinde olduğunu anladım. Ben ve üyesi olan yüzbinler biliyor ki, Türkiye Kamu-Sen menfaat değil, hak sendikacılığı yapıyor. Yine biliyoruz ki Türkiye Kamu-Sen kişiye özel kadro mücadelesi içine asla girmez, görevde yükselme sınavlarında hakkaniyetin sağlanması için mücadele verir. Türkiye Kamu-Sen, ne buçuklarla nede yüzde üçlerle değil, insan onuruna yakışan bir hayat standartlarını sağlamanın mücadelesi içinde yer alır.

Sayın Hilmi Başkanım;

Ne Mutlu Seninle Yol Yürüyenlere,

Ne Mutlu Türkiye Kamu-Sen’liyim Diyenlere,

Ne Mutlu Türküm Diyene…

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Mümtaz Kamil Durak | 22 Ağustos 2020 23:08

    Her zamanki gibi gündemi tutan mükemmel bir yazı olmuş . Kalemine sağlık İsmail Hakkı başkan.

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Eyl

Selam Türk’ün Şairine…

07Eyl

Çocuk…

22Ağs

Dava Adamı

13Ağs

Gün Ola, Harman Ola...

28Tem

Haydi “Bayram” Olsun…