Aklıma Takılanlar… - İSMAİL HAKKI DALAK

Aklıma Takılanlar…


İnsanoğlu; ne kadar da düşkün dünyaya! Sanki hiç ölmeyecekmiş gibi. Hep ben ama benden uzak, kazandığını zannederken hep kaybeden o ben değil mi?

Kamuda yapılan Görevde Yükselme Sınavlarında mülakatlar oldukça hak, hukuk ve adaletten bahsetmek ne mümkün. CV’ler referanslarla dolduruldukça FETÖ’ler asla bitmez. Makamlara ehliyet sahibi liyakatli kişiler atanmadıkça iş barışı nasıl sağlanır ki!

Kendince nasıl bir haksa, bizce haksızca, utanmadan sıkılmadan hem de yüzsüzce, o makama oturacak ve hakkı olmayan bir kazanç elde edecek, artık nasıl bir meziyet sahibiyse!

İnsan tarafını hakça seçebilmeli, cesaretle haksızlığın üzerine gidebilmeli. İnandığı fikirlerini söyleyebilmeli ve kimsenin kuklası olmamalı. Uğur Mumcu’nun dediği gibi, “Haklıdan değil de güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe döner sonunda fırıldak olurlar.” Bu minvalde yol yürüyen arkadaşlara acizane, rızkın yaratan Yüce Allah’a ait olduğunu hatırlatmak isterim. Allah nasip edecekse elbette eder, yeter ki sizler helal yiyeceğinizi haram etmeyin. Değil mi?

Yazık! Hem de çok yazık! İnsanların fikri, zikri, gecesi gündüzü hatta selamı bile menfaat olmuş. Bu doğrultuda hayat kurmuş, kurduğu hayata da en çok kendi inanmış. Allah’tan isteyeceğini kuldan ister olmuş. İnsan doğruyu bilir ama yanlışta ısrar eder. Hem yazık hem de yazık değil mi?

Türküm, doğruyum, çalışkanım, İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir. Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim. Varlığım Türk varlığına armağan olsun. Ne mutlu Türküm diyene!

İçerisinde suç teşkil eden herhangi bir söylem olmamakla beraber, Türklüğün beyanıdır. Bir an önce Saygıdeğer devlet büyüklerimizden okunması yönünde bir adım atılmasını bekliyoruz. Öğrenci andımızın okunmasının önünde hiçbir engel olmamasına rağmen halen okutulmaması düşündürücü değil mi?

Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikalar emin adımlarla üye sayılarını artırırken yetkili ve etkisiz sendika güç kaybetmeye devam ediyor. Halen resmi olmayan rakamlara göre yetkili olmasında ki en büyük neden üyelerinin, haklıdan değil de güya güçlüden yana taraf olmalarıdır. Kendi üyesinin bile inanmadığı sendikamsı yapının ağustos ayında ne gibi bir şov yapacağını bende sizler gibi merak ediyorum. Umarım Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Sayın Önder Kahveci’nin samimi çağrısına kulak verirler de önümüzde ki 2 yıl da hem memur hem de memur emeklisi kazanır. Sizce de öyle değil mi?

Türkiye Kamu-Sen Konfederasyonunu ve bağlı sendikaları gönüllerinde taşıyan memur arkadaşlara çağrımdır, bir an önce üye olun, destek olun, hep birlikte insan onuruna yakışır bir ücret ve çalışma ortamına kavuşalım. Allah nasip ederse inanın üyeliğiniz nerede olursa olsun, makam sahibi de olursunuz, oğlunuz kızınız da iş bulur. Çünkü rızkınız ne sendikalarda ne de siyasettedir, yaratan Allah hepimizin rızkına kefildir.

Aile bütünlüğü anayasal bir haktır. Eşler bir arada olmalı, çocuklar ana babasıyla büyümelidir. Sözleşmeli, 4/b’li, 4/c’li gibi aynı işi yapan ama farklı statülerde çalışmak zorunda olan, eşinden çocuğundan ayrı yaşam süren memurlara tek çare kitlesel menfaati düşünen Türkiye Kamu Sen’dir.

Türkiye Kamu Sen ve bağlı sendikalar önce vatan diyenlerin yeridir. Türkiye sevdalılarının buluşma noktasıdır. Sizde bizim gibi düşünüyorsanız en yakın temsilcimizle mutlaka iletişime geçin. Hep birlikte haklı mücadelede buluşmak üzere…

Selam Saygı ve En kalbi Dualarımla…

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
12Eyl

12 Eylül ve Ülkücüler…

24Ağs

6. Toplu Sözleşme Süreci…

17Ağs

Özlüyoruz…

30Haz

Adaletin bu mu dünya…

13Haz

Aklıma Takılanlar…