Tek Bacaklı Çocuk  ve Ayakkabıcı Esnaf!


Engelliler haftasına özel bir şeyler yazayım istedim...

Hazır vakit bulmuşken yaşamın içinden gerçek ve hüzünlü bir hikâye yazmak geldi içimden...

“Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu seyretmekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkân için yeterliydi. Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle…

Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu.

Bu yüzden de paçası sağa sola uçuşuyordu.

Çocuk epeyce daldı...

Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti. Bir müddet öylece durdu. Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkândan dışarı fırayıp;

–“Küçüüük!” diye seslendi. Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir hârika!

Çocuk, ona dönerek;

–“Gerçekten çok güzeller!” diye tebessüm etti, ama benim bir bacağım doğuştan eksik.

–“Bence önemli değil” diye atıldı adam. “Bu dünyada her şeyiyle tam olan insan yok ki! Kiminin eli eksik, kiminin bacağı, kiminin de aklı veya vicdanı.”

Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu.

Adam ise konuşmayı sürdürdü:

–“Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi.” Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp:

–“Anlayamadım! dedi. Neden öyle olsun ki?”

–“Çok basit!” dedi, adam. “Eğer vicdan yoksa, cennete giremeyiz. Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orada tüm eksikler tamamlanacak. Hatta sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükâfat görecekler…”

Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti.

O güne kadar çektiği acılar hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işaret ederek;

–“Baktığın ayakkabı, sana yakışır!” dedi. “Denemek ister misin?”

Çocuk, başını sallayıp;

–“Üzerinde 30 lira yazıyor” dedi, “Almam mümkün değil ki!”

–“İndirim sezonunu senin için biraz öne alırım!” dedi adam, “Bu durumda 20 liraya düşer. Zaten sen bir tekini alacaksın, o da 10 lira eder.”

Çocuk biraz düşünüp;

–“Ayakkabının diğer teki işe yaramaz!” dedi, “Onu kim alacak ki?”

–“Amma yaptın ha!” diye güldü adam. “Onu da, sağ ayağı eksik olan bir çocuğa satarım.”

Küçük çocuğun aklı, bu sözlere yatmıştı. Adam, devam ederek;

–“Üstelik de öğrencisin değil mi?” diye sordu.

–İkiye gidiyorum!” diye atıldı çocuk, “Üçe geçtim sayılır.”

–“Tamam işte!” dedi adam. 5 Lira da öğrenci indirimi yapsak, geri kalır 5 lira. O da zâten pazarlık payı olur. Bu durumda ayakkabı senindir, sattım gitti!

Ayakkabıcı, çocuğun şaşkın bakışları arasında dükkâna girdi. İçerideki raflar, onun beğendiği modelin aynıyla doluydu. Ama adam, vitrinde olanı çıkarttı. Bir tabure alıp döndükten sonra, çocuğu oturtup yeni ayakkabısını giydirdi. Ve çıkarttığı eskiyi göstererek

–“Benim satış işlemim bitti!” dedi, “Sen de bana, bunu satsan memnun olurum.”

–“Şaka mı yapıyorsunuz?” diye kekeledi çocuk, “Onun tabanı delinmek üzere. Eski bir ayakkabı, para eder mi?”

–“Sen çok cahil kalmışsın be arkadaş…” dedi adam, Antika eşyalardan haberin yok her halde. Bir antika ne kadar eski ise, o kadar para tutar. Bu yüzden ayakkabın, bence en az 30-40 lira eder. Küçük çocuk, ard arda yasadığı şokları üzerinden atabilmiş değildi. Mutlaka bir rüyada olmalıydı. Hem de hayatındaki en güzel rüya.

Adamın, heyecandan terleyen avuçlarına sıkıştırdığı kâğıt paralara göz gezdirdikten sonra, 10 liralık banknotu geri vererek;

–“Bana göre 20 lira yeterli.” dedi. “İndirim mevsimini başlattınız ya!” Adam onu kıramayıp parayı aldı. Ve bu arada yanağına bir öpücük kondurdu. Her nedense içi içine sığmıyordu. Bütün mallarını bir günde satsa, böyle bir mutluluğu bulamazdı.

Cocuk, yavaşça yerinden doğruldu. Sanki koltuk değneğine ihtiyaç duymuyordu. Sımsıcak bir tebessümle teşekkür edip;

–“Babam haklıymış!” dedi. “Sakat olduğum için üzülmeme hiç gerek yok! demişti.”

“Her rüzgar savuracak bir toz bulur, her hayat yaşanacak bir can bulur, her umut gerçekleşecek bir düş bulur, bulunmayacak tek şey senin benzerindir.”

Selam, dua ve hürmetle...

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
13Eyl

Son Zamanların En Güzel Haberi!

02Eyl
21Ağs

AK Parti Raydan Çıktı Mı?

13Ağs

Rızık Yiyen, Rızık Veremez!

23Tem

Delirmemek Elde Mi?