Adam Satılır! - HAMZA ATLI

Adam Satılır!


Bu işte de kimseye papuç bırakmayız gibime geliyor. Konu "satış" olunca üzerimize yok.

Meseleyi hikâye ile açıklayınca daha iyi anlaşılacaktır. Bizler tarihin belki de her devrinde bunu, yani tanıyıp bildiğimiz insanları satmayı hüner edinmiş bir toplumuz.

Aynı tastan su içen, aynı ekmeği yıllar boyu bölüşen birinin başına herhangi bir iş geldiğinde onu savunmayız. Kusurunu arar "kesin birşey vardır" deriz.

Yahu yıllardır tanıyoruz, o kadar da olmaz, bir soralım, araştıralım demek yerine dedikodu mezesi yaparız. Adamı yerden yere vurup, meziyetlerini unutup, mazeretlerine bakmadan birşeyler geveleriz.

Adamı doğduğuna pişman ederiz. Şimdi bunu güzel bir örnekle izah edeceğim. Umarım ki daha güzel anlaşılmış olurum.

Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş.

“Her kula helâl, Müslüman’a haram!”

Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye…

Gitmişler kadıya şikâyete...

Adam yakalanıp yaka-paça huzura getirilmiş. “Bu nasıl fitnedir, dini İslâm, ahalisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla! Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?” diye çıkışmışlar adama.

Adam;

-Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır, dedikçe kadı kızmış;

-Ne delili, ne ispatı? Sen fitne çıkardın, Müslüman ahalinin huzurunu kaçırdın, katlin vaciptir, demiş.

Demiş ama bir yandan da merak edermiş:

-Nedir gerekçen? diye sormuş. Adam;

-Bir tek Sultan’a derim, diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş. Padişah da sinirlenmiş ama diğer yandan o da meraklanırmış;

-De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helâl, Müslüman’a haram yazarsın?

Adam, başı önünde konuşmuş;

-Delilim vardır, lâkin ispat ister.

-Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?

-O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultanım…

-Eeee!

-Sultanım, herhangi bir havradan (sinagog) rasgele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…

Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Museviler, “Ne oluyor, bu ne zulüm? Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim…”

Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş. Bir hafta dolunca, adam;

-Sultanım, artık bırakmak zamanıdır, demiş. Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan’a teşekkürler, hediyeler...

-Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultanım, demiş. Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış. Aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar…

Din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine…

Sultan;

-Bitti mi?demiş adama.

-Sultanım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle, demiş.

-Şimdi nedir isteğin?

-Efendim, payitahtımız Bursa’nın en sevilen, âlimini alınız minberinden…

Adamın dediğini yapmışlar, Ulucami imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler.

Bir Allah’ın kulu çıkıp da, ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz? Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz, gibi tek bir kelâm etmemiş...

İmamın peşinden giden, arayan-soran olmamış…

Bir hafta geçmiş.

“Nerde imam” diye gelen-giden yok!

Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta tutuklanan koca âlim için;

-Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…

-Kim bilir ne suç etti de tevkif edildi!

-Vah vah! Acırım arkasında kıldığım namazlara…

-Sorma, sorma…

Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş;

-Eee, ne olacak şimdi?

Adam;

-Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan.

-Haklısın, demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş;

-Ey büyük Sultanım, siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlara su helâl edilir mi?

Sultan acı acı tebessüm etmiş;

-Hava bile haram, hava bile, demiş..!

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
21Eyl

Defile Senin Neyine?

16Eyl

Adam Satılır!

12Ağs

Diz Çökmeyen Adam Diz Çöktü!

05Ağs

Lafa Gelince...

27Tem

Gaza Geliyoruz!