İffetli Olmanın Değeri - ARMAĞAN TANYILDIZI

İffetli Olmanın Değeri


   İffetli olmak... Zamanımızda unutulmaya yüz tutmuş "namus" anlamına gelen en değerli kelimemiz. İffet; namus, temizlik demektir. Halk arasında genellikle namus cinsel konular üzerinden ahlak kurallarıyla bağlılık noktasında değerlendirilir. Lakin anlamı bununla sınırlandırılamaz. İffetli olmaktan kasıt; terbiyeli, saygılı ve nerede ne yapacağını bilen kişi olarak öne çıkmaktır. Cinsel konular dışında yeni ahlak kurallarına bağlılık noktasında çok değerli bir kavramdır.

   Allahû Tealâ, insan neslinin devamı için erkek ve kadını birbirine cazip kılmıştır. Hatta öyle ki bu kuvvetli duygu karşısında insanları dünyada çetin bir imtihana tabî tutmuştur. En zor imtihanlardan biri de iffettir. Bu imtihanını kazanan insan, dünya ve ahiretinin kahramanıdır.

   İnsanların kusursuz olması, kişilik, karakteristik özellikleri, düşüklüğü genellikle iffet işinde belli olur. Bunu her konu üzerinden ele alabilir ve bu şekilde değerlendirebiliriz. İffetli olmak ne kadar önemliyse bunun akside bir o kadar kötüdür.

    İffetli olmak her iki cins içinde önemli bir kavramdır. Bu kavramın sadece kadınlar üzerinden değerlendirilmesi yanlış olur. Bunun cinsiyet ayrımı yapılamaz. İnsanların en haysiyetli onurlu olanı iffetli olanıdır.

    Çocuklarımızı yetiştirirken öncelikle onlara ahlâkî değerlerin önemini, kendilerine bahşedilmiş beden ve ruhlarının çok değerli olduklarını,bunu korumanın ve kaybetmenin sonuçlarından bahsetmek doğru olacaktır. Çocuklarımızla muhabbetimizde sık sık onlara kendilerinin değerli bir varlık olduğunu dile getirmeliyiz. Zîra bu kavramları küçük yaşlarda öğretmek biz ebeveynlerin asil görevleri arasındadır. Bu değeri korumaları için onlara güzel yol haritaları çizelim ve bu yolda ilerlemeleri için onlara yardımcı olalım.

   Günümüzdeki insanlarımıza şöyle bir bakıyorum da, giyim kuşam, davranış, saygı, ahlaki değerlerimizden eser kalmamış gibi... Oysaki bu ne kadar da üzücü bir durum. Moda adı altında saçma kıyafetleri, yaşına uysun veya uymasın moda diye yakışsa da yakışmasa da giyen insanları gözlemleyip insanlığın nereye gittiğini merak ediyorum. Gittiğim mekanlarda, çevremde, izlediğim haberlerde, magazin sayfalarında, okuduğum makale ve köşe yazılarında, sanal alemdeki paylaşımlarda her yerde buram buram iffetsizlik kokuyor. Dolandırıcılık hayatımızın her safında kol geziyor... Onların ağına düşmüş masum, merhamet dolu kalpler ve geriye kalan yıkık ve hüzün dolu  kalpler, aldanışlar, yıkılan hayaller,.. Say say bitmek tükenmek bilmeyen mutsuzluklar.. Değerlerimize hiç bu kadar yabancılaşmamıştık.

    Çağın hastalığı, “mutsuzluk". Bunun doğurduğu sebeplerle mutluluk arayışları... Bu arayışlar içinde çarpık ilişkiler.. Karşılıklı anlık kısa mutlulukların vermiş olduğu haz ile yapılan ihanetler ve ahiretimizi mahvedecek günahların altına atılan ıslak imzalar... İnsanlar birbirini her alanda kandırmaya devam ediyor. Etrafımızı görmediğimiz bir kara bulut kaplamış. Bu kara bulut insanları oraya buraya savuruyor. Bu neyin hırsı neyin arayışı böyle?

   İffetimizi elimizden geldiğince kendimiz için koruyalım. Zira bu kendinize verdiğiniz en büyük değerdir. İffetli olmanız kendinizi iyi hissettirir, toplumdaki statünüzü olumlu şekilde yükseltir. Kendinize yapılmasını istemediğiniz bir şeyi bir başkasına yapmayınız. Anlık mutluluklar için kimsenin duygularıyla oynamayınız. Hayatınızda güzel şeyler biriktirin. Yeterki geriye dönüp baktığınızda maneviyatınızı kirletmemiş olsun bu sizlere fazlasıyla yeter.

   Giyiminize ne kadar dikkat ediyorsanız, oturuş kalkış, sohbetteki ahlaki çizgilerinize de o denli önem veriniz.

   Bizlere yazılmış bir kader vardır. Bu kader çizgisinde hepimiz için hayırlı olan yazılmıştır. Bizlere yazılmış olanın hayırlı olup olmadığını bilemeyiz ki bunu da yaşadıkça görüp öğreniriz.

   Beklilerle incilerle, hayat akışımız devam ediyor olsa da illaki içinde gizli olan mutluluklar vardır. Bence gayretimizi bu yönde kullanırsak hepimiz kazançlı çıkacağız. Mutluluk dışarıda değil içimizde saklı. Hayat tıpkı saklambaç oyunu gibidir. Aradığımız her neyse o bizlerin hayatının içinde saklı, belki de göz önünde bir yerde, belki de içimizde bir yerde..

   Zinanın ve ahlâkî değerlerin yoksunluğunun, saygısızlık, sevgisizlik ve merhametsizliğin yağmur gibi yağdığı şu son günlerde o yağmura yakalanmamak dileğimle.. Sevgiyle kalın.

* “Ahlâksızlık bulunduğu şeyi çirkinleştirir; hayâ ise bulunduğu şeyi süsler.” (*Tirmizî, Birr, 47)

* Edep dili tutmak, korumak, nefsi küçültmek, kalbi temizlemektir.

* Utancı giden kimsenin kalbi ölür.

* Edep döküntüleri, altın döküntülerinden daha hayırlıdır.

* Edep, sadece insana özel özelliktir. Bu özelliği olmadığı takdirde hayvanlardan ne farkı kalır.

 (Semih Yaşar)

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
15Haz

İffetli Olmanın Değeri

13Haz

İçimizdeki Konuşma Arzusu

21May

Cesaretli Misiniz??

28Nis
05Nis

Hoş Geldin Ya Şehr-İ Ramazan