Mutlu Bir Hayat Düzeyine Ulaşmak İçin


Mutlu Bir Hayat Düzeyine Ulaşmak İçin, Kendimizde Yaşamamız Gerektir!

Yaşamımızda kaçınılacak tek mesele, dalgınlıktır. Evet, dalgınlıktan kaçınmak her bakımdan şarttır. Çünkü insan dalgın olduğu zaman, her şeyi şaşkın ve şaşırılmış olur. Dalgınlıktan, kazalar olur. Unutmalar, ihmaller ve başarısızlıklar olur.

Tek söz: Dalgın insan hiçbir başarıya ulaşamaz ve hoşnut olacak hiçbir tarafı olmaz. Dalgınlığın, sayıklayamayacak kadar acı ve kötü sonuçları olduğunu bilmeyen yoktur. Ancak dalgınlık neden olur ve nasıl giderilir ona bakalım.

Dalgınlığın birinci sebebi; ümitsizliğe düşmektir.

İkincisi; bir çok şeyler düşünüp zihnini fuzuli meşgul etmektir.

Üçüncüsü ise; küçük düşecek iş ve davranışlar edip o ezikliklerin baskısında kalmaktır.

Dördüncüsü de; özentilere kapılıp kendisinden uzak yaşamak ve ona göre hayal kurmak ve hayal ile yaşamaktır.

Bunların dört türü de duyumsallığın aç ve susuzluğundan olan hastalıklardır.

Anını ve kendisini yaşayamayan her insan, duyumsal ihtiyaçlarını karşılamayan kim olursa olsun ve maddeten nasıl yaşarsa yaşasın, adı geçen hastalıklardan birine yakalanır ve bu yüzden dalgın olur.

Dalgınlık ya devamlı ya da geçici olur. Geçici de olsa, dalgınlığın getirdiği acılar, unutulmayacak acılardır. Böylesi unutulmaz acılara düşmemek için dalgınlıktan kurtulmak gerek. Bu kurtuluşun tek çaresi, kendimizde yaşamak olacak. Buna aklı başında olmak derler. İnsanın; “Ben aklı başında olacağım” demesi ve bu tür çabası yer tutmaz. Çünkü olmaz. Aklı başında olabilmek için, anını yaşamak ve kendini yaşamak çabası tutarlıdır. İnsanın aklını kendisinde tutması ve damarlarına dikkatini bağlaması kadar faydalı hiçbir yaşantı düşünülemez.

İnsanın dikkatini kalbinin atışına bağlaması, hemen neşe yapar. Tecrübesi zor değil. Her zaman neşeli yaşamak isteyen, dikkatini kendisinden ayırmasın. Bu konuda insanın aklını kendisine bağlaması için, dikkatini ya tüm damarlar, ya kalbinin atışına bağlaması ile kendisine bağlayabilir de onun için muhtelif tavsiyelerde bulunuyoruz. Mesele, insanın kendisinde yaşamasıdır.

An-be-an kendisini takip etmek ve dikkatini, kendi derinliklerini izlemekle devam etmek, insana büyük mutluluklar getirir. Uyanık olur, zeka daima kuvvet kazanır.

İşte büyük problemimizi böyle çözümler, mutlu yaşantımızı düzeye ulaştırmış oluruz. Demek ki dalgınlıktan kurtulup uyanık ve mutlu bir hayat düzeyine ulaşmak için, kendimizde yaşamamız gerektir. Bu önemli gereği yerine getirmemiz için kolayı da; dikkatimizi kendi vücudumuzun derinliklerinden kolayımıza gelen bir yerine bağlamamızdır.

İşte kolayı!.. İşte dalgınlıktan kurtulmanın yolu!.. Zor bir şey değil, yaparız. Olmuyorsa, vazgeçer eski yaşantımıza devam ederiz. Ne olursa olsun faydası sayıya sığmayacak kadar çok olan “Anını Yaşa, Kendini Yaşa” parolası, herkes için her türlü mutluluk kapısıdır.

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
17Eyl

Vefa Bitince Öfke Başlar

03Eyl
13Ağs

2020'de Türkiye Ekonomisi

18Tem
03Tem

Evveli, Güzeldi