Babalar Gününüz Kutlu Olsun - ZEKİ DAĞ

Babalar Gününüz Kutlu Olsun


Babalar her zaman en kutsal varlıklar olan Annelerin gölgesinde kalan gizli kahramanlardır. Tüm babalar gününüz kutlu olsun. Sadece babalarımızı babalar günü hatırlamak olmamalıdır. Bizim için her gün babalar günüdür.

Evin en öksüzü hep babalardır, en yalnızı, en kimsesizi, herkese kimse olurken, Evin direği olurken kendisi direksizdir, dayanıksızdır, dayanacağı kimsesi pek yoktur. Çünkü o hep güçlü olmak zorundadır. Çünkü o babadır. O zayıf olamaz Çünkü o kahramandır, o güçsüz olamaz Çünkü o kahramandır, o ağlayamaz Çünkü o kahramandır, hep kahraman olmak, kahraman kalmak zorundadır. Yoksa silebilir herkes onu. Küçümser, erkekten bile saymaz.

Batan gemiyi en son terk eden baba iken, uçan bir balonda, fazla ağırlıkların atılması aksi halde balonun düşme ihtimalinin olduğu anlarda, bile aileden ilk atılacak kişi maalesef babadır. Zaten böyle bir durumda kendini feda edecek tek kişide babadır Baba, selam olsun tüm babalara selam olsun.

Hayatını ailesine adasa da, ne eşine ne de çocuklarına yaranabilir tam manası ile Baba işsize eğer, Kimsesi kalmaz. Zaten memleketi belli olduğunda da iyice kimsesizleşir. Hani sormuşlar ya adama "nerelisin" diye. O da demiş "henüz evlenmedim" diye. Ne ilk ailesine, ne de yeni ailesine yaranamaz, arada kalır.

Aile içi olumsuzluklar yetmez gibi, hep annelik yüceltilir onun yanına ayıp olmasın diye babalık da "ehh" eklenir. Anneler gününün bütün ihtişamına, şatafatına, her yerde vurgulanması ve insanları harekete geçirmesine rağmen, babalar günü unutulur, ya da babalar gününde hatırlanır ve öylesine geçiştirilir.

Evin dış kapı mandalı gibidir çoğu zaman. Evin en yalnızıdır. Bu yüzden en son babalar duymaz mı? Ya saklanır, ya yalan söylenir ya da paylaşma gereği duyulmaz. Bunda elbet hoşgörüsü az babanın da suçu ve katkısı vardır ama yine de ne yapsa yaranamaz, yakınlaşamaz. Her şey ondan gizlenir, saklanır. Aslında babalarda gizlemek, saklamak boşunadır; çünkü gerçek babalar his ederler ve hisleri kesinlikle doğrudur, ama kimseye anlatmaz onların anlatmasını bekler.

Bunun için çocuklarıyla yakınlaşmak ister ama malum ataerkil kurallar, toplum baskısı, utanç duygusu buna engel olur, ne sevdiğini gösterebilir ne de sevilmek istediğini. Oysa Babanın evlat sevgisi ve aşkı bambaşkadır, hani derler ki sen ne bilirsin ki.

Babanın aile de en sevdiği birey kadınıdır, eşidir. Eşinin ise en sevdiği çocuklarıdır, kocası değil. En büyük aşk evliliklerinde bile, sevgilisi doğum yaptığında bir anda artık sevgilisi değil, anne olur, kendine biçtiği en büyük rolü olur sevgilisi.

Baba en çok anneyi sever, anne en çok yavrusunu sever, yavrusu ise en çok eşini sever, eşi ise en çok yavrusunu sever. Bu böyle devam eder durur, hayatın kanunu gereği. Babalar özelikle kız çocuklarını çok severler ama beli ettirmezler. Babalar çocuklarını sever fazla belirtmemizeler hep içinde severler.

Bir yeri acıyan çocuğun hiç babam dediğini duydunuz mu? Babası yanındayken bile anam demez mi? Oysa çocuğun tırnağına bir zarar geldiğinde ölümüne savaşan Babadır Baba,  Tabi ki anlayana.

Babanın az çok sevilmesi için, İyi bir işi olması gerekir, zengin olması gerekir. Yoksa boş bir çöp bidonu olur. Çocuklar bile birbirlerini heyecanlandırmak için, iki kişinin omuzlarında daha fazla ileri gitmek için, bakalım kimin babası daha zengindir, derler.

Anne ya da çocuklar işsiz olabilir, kimse bunu hor görmez onlara. Ama baba işsiz olamaz. Olursa dünya yıkılır. Düşünün erkek çalışır kadın ev hanımı ise sorun yok ama tersi durumda erkekten bile sayılmaz. Evin geçimini karşılamak zorundadır, hem de şartlar ne olursa olsun. Dışarıda onca karşılaştığı kötülük ve güçlüklerle uğraşırken, eve gelip sığınmak, salmak isterken kendini, evde eşinin kaprislerini çekmek, çocukların sorunlarıyla uğraşmak zorunda kalır.

Belki ağlamak ister onların yanında, onlarla birlikte...  Fakat Yapamaz! Babalar ağlamaz.  Babalar Evin şerefini, evin namusunu korumak zorundadır. Kızının ilk aşkı kendisi olsa da, büyüyünce kızı artık aldatır babasını ve başka gençlere kayar gönlü. Baba üzülür ama göstermez. Babasına bin bir naz yapan o kız ise sevgilisinin, eşinin her dediğini yapar. Evde yıllarca babası ile çatışan, özgürlüklerini elde etmeye çalışan, oğlu ise eşinin yanında muma döner.

Asla eşini kırmaz, her isteği bir emirdir. En acısı ise yıllarca gözünden bile koruduğu o güzeller güzeli kızını, gözbebeğini gelir adamın biri alır elinden, gözünden sakladığını başka gözlere verir. Değil birinin ona dokunması yan gözle bile bakmasına dayanamayan baba, teslim eder bir başkasına kendi elleriyle.  Üstelik bir de düğün dernek yapmak zorundadır, hatta oynamak zorunda kalır sanki eğlenirmiş gibi. Oysa oynasa bile kalbi param parça olmuştur, gözünün nuru gelinlik giymiş gidiyor evden. Sen gel birde o babaya sor.

Yıllarca dışarıda deli gibi çalışırken, bebekken hiç büyümeyeceğini düşündüğü yavrularının değiştiğini bile fark edemez baba, birey olduklarını, Ona bağımlı iken onlar, bir anda bağımsızlıklarını ilan etmeye başlarlar, büyümüşler artık kendilerine göre. Küçük bir hayal kırıklığıyla karşılar olanları, yapacak fazla bir şey de yoktur. Baba her zaman haklıdır, işte o babadır.

Bizim gibi toplumlarda, erkek evladından çok kızına değer veren, her şeye rağmen onun için her şeyini feda eden babaların önünde sevgiyle eğiliyorum. Sizler büyük insanlarsınız

Bunca zorluğuna rağmen Baba olabilmiş tüm özel insanlara ithaftır. Baba olan herkese benden hediye...EL FATİHA.......! Varsa Babalar Gününüzü tebrik ediyorum. Allah'a emanet olun, selam ve sevgilerimizle.

malatyabirlikgazetesi44@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
24Eyl

Çekiniz Elinizi TSO’dan...

12Eyl
19Tem

Ölürüm Türkiye’m...

10Tem

Bugün Bayram Günüdür

05Tem

Hainlerin Aramızda Yeri Yok!