Pandemide Yaşlılar


2019 yılının son aylarında Çin’de başlayıp ülke sınırlarını aşarak tüm dünyaya yayılan Coronavirüsün kötü etkileri hala devam etmektedir. Bütün yaş grupları bu virüsten etkilenmektedir. Ancak ileri yaş, Coronavirus Hastalığı 2019 (COVID-19) için ciddi hastalık ve ölüm açısından en önemli risk faktörüdür. Çin’de yapılan 72314 hastalık bir vaka serisinde 70-79 yaş aralığında ölüm oranı yüzde 8, 80 yaş üzerinde ölüm oranı yüzde 14.8 olarak bulunmuştur. Türkiye’de Ekim 2020 Sağlık Bakanlığı verilerine göre ölüm oranı %13,6 dır. Ölümlerin %72 si 65 yaş üstü olmasına rağmen hasta sayılarının %11’i 65 yaş üstüdür. COVID-19 kliniğinin ve klinik sonuçlarının yaşlı populasyonda gençlere göre daha sıkıntılı olduğu aşikardır.

Bütün yaş grupları için covid 19 risk faktörleri; kalp ve damar hastalıkları, diyabet, hipertansiyon, kanser, KOAH, obezite ve sigara içmektir. Yaşlı insanlar yaşlanmaya bağlı bağışıklık sistemi de yavaşlar ve kronik hastalıklar da artmıştır.

            Aynı zamanda yaşlılarda COVID-19’un belirtileri gençlerden farklı olabilir. Özellikle düşkün yaşlılarda öksürük, ateş olmadan fiziksel ve bilişsel alanlarda genel durum bozukluğu ile başvurulara sık rastlanmaktadır. Bu nedenle yaşlılarda hastanın hastaneye gelişi gecikebilmekte, tanı geç konabilmektedir.

Damlacık enfeksiyonu olarak bulaşma özelliğinde olan Coronovirüsten korunmak için önleme tavsiyeleri başlangıçtan beri aynıdır. Herkesin bildiği üzere; maske, fiziksel mesafe (sosyal mesafe ifadesi durumu ifade etmemektir ), el hijyeni,aşı uygulaması önemli önleme yaklaşımlarındandır.

Türkiye’de ilk vakanın görülmesi ile birlikte özellikle risk altında olanların “evde kal” sloganı izolasyon günlerini başlattı. Bu uygulamadan en fazla etkilenen ileri yaş grubundaki kişiler oldu. Özellikle temizlik, yemek yapma, alışveriş, öz bakım gibi ihtiyaçlarına destek alan yaşlılarda bu sıkıntı daha belirgin hale geldi. Ayrıca kronik hastalığı olan ve takipli hastaların takiplerinin aksaması, tedavilerini almakta zorlanmalarına neden olmuştur. Sağlık durumu kötü olan ve kronik hastalık öyküsü olan bireyler COVID-19 salgını sürecinde, salgının psikolojik etkisini daha fazla yaşadıklarını, stres, anksiyete ve depresyon şiddetini daha yüksek olarak bildirmişlerdir (3). COVID-19 bağlamında sosyal mesafe, sosyal temas sırasında iki metrelik bir mesafenin korunması, aile ve arkadaşlarla sosyal temastan kaçınmayı içermektedir.

COVID19 sebebiyle uygulanan sosyal kısıtlamalarının yanı sıra, kesintiye uğramış sağlık hizmetleri ile sağlığın kötüleşmesi, sosyal çevrelerinin azalması, eş veya arkadaşların ölümü ile yalnız kalma durumunda değersizlik duygularının artması ile yaşlı insanlar yük olduklarını düşünmeye başlayabilirler. Bu yaş grubundaki bireylere zorunlu olmayan seyahatlerden ve akrabalara ve arkadaşlara gereksiz ziyaretlerden kaçınmasının önerilmesi gibi kısıtlamaların daha fazla yalnızlığa, izolasyona, zihinsel ve fiziksel işlev kaybına yol açması muhtemeldir. Sosyal ilişki, insanların duygularını düzenlemede, stresle başa çıkmada ve kriz süreçlerinde ruhsal dayanıklılıkta rol oynar. Yalnızlık ve sosyal izolasyon ise stres yükünü artırır ve genellikle ruhsal, kardiyovasküler sistem ve bağışıklık üzerinde zararlı etkilere yol açabilir. Duyusal ve bilişsel eksiklikler nedeniyle, COVID-19 durumu ile ilgili güncel bilgilerden habersiz olmaları, yaşlı grupta yer alan bireylerin yetersiz önlem almalarına neden olabilmektedir. Ayrıca karantina; yalnızlık, sevdikleri ile fiziksel mesafe gibi etkenlerle, uzun süreçte anksiyete ve kronik strese neden olabilmektedir. Ülkemizde de yaşlı bireyler, okuryazar olmamaları ya da demans tanısı varlığında, kısıtlamalar sebebiyle temel ihtiyaçları ya da tıbbi bakımları için yardım almanın bir yolunu bulamamaları sonucu yalnız ve terk edilmiş hissedebilirler. Bu dönemde yaşlılarımızın kaygılarını gidermek en önemli unsurdur.

 Medyada özellikle bu konuya yönelik bilgilendirme programları artırılmalıdır. Yaşlıların bizim için değerli olduğunu; onları top yekün korumamamız gerektiğini vurgulamalıyız. Bu yüzden taşıyıcı potansiyeli olan evlat, torun ve diğer yakınlarının eskisi gibi sık göremeyeceğini, ihtiyaçlarının mümkün olduğunca izolasyona uyarak karşılanması gerektiğin anlatmalıyız. Bu dönemde bu yaş grubuna yönelik dengeli beslenme, uygun mineral ve vitamin desteği, sıvı alımı, uyku, egzersiz ile ilgili öneriler yakınları veya onların takip edebileceği araçlar üzerinden sık sık anlatılmalıdır.

 Özellikle ev içi egzersizlerine yönelik televizyonda uzmanlar tarafından uygulamalı programalar yapılmalı; uygun saatlerde korunma önlemlerine dikkat ederek açık havada yürüyüş ve egzersiz için teşvik edilmelidir.  Yakınları da büyüklerini sık sık telefonla, görüntülü olarak aramalı hem ihtiyaç, hem de hastalık semptomları açısından sorgulamalıdır. Yanında devamlı bakım veren kişiler var ise onların dışarı ile teması mümkün olduğunca kısıtlanmalıdır. Yaşlı bireyin diğer hastalıklarının evde yapılacak takipleri olabildiğince yapılmalı, ilaçlarını düzenli kullanmasına dikkat edilerek sıkıntılı durumlarda sağlık kuruluşuna başvurma geciktirilmemelidir.

Salgın nedeniyle uygulanan fiziksel mesafenin korunması sosyal izolasyona dönüşmüşmemeli, yaşlılarımızı bu dönemde ihmal etmemeliyiz. Toplumsal anlamda zor zamanlar, sağlıklı olma herkesin hakkı. Bu dönemi ancak birbirimize destek olarak atlatabiliriz, yaşlılarımızı unutmayalım!

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 3

  • Mrs. EZGİ | 15 Şubat 2021 01:57

    Tebrik ederim. Çok önemli bir konu. Pandemi toplumsal bilincimizi artırdı. Yaşlılar toplumun hafızaları, değerleridir. Dikkat çeken bu yazı için teşekkürler.

  • Hatice | 07 Şubat 2021 18:42

    Güzel olan yazılar her zaman iyidir. Yazınızı beğendim. Gerçekten çok güzel bir yazı. Bu güzel yazinizdan dolayı sizleri kutluyorum. Başarılar.

  • Malatyalı | 07 Şubat 2021 18:39

    Teşekkürler hocam. Çok önemli konulara değinmisiniz. Bu bilgiler gerçekten çok önemlidir. Kaleminize sağlık. Başarılar diliyorum.

YAZARIN SON 5 YAZISI
31Oca

Pandemide Yaşlılar