Maalesef... - İSMAİL HAKKI DALAK

Maalesef...


Yaşadığımız hayatların, kazandığımız liraların, oturduğumuz makamlarında elbet bir hesabı olacaktır, olmalı da. Haksızlıklara karşı susan şeytanların çoğaldığı, doğrunun karşısında duranların mantar misali türediği bir dünyada nasıl da yaşayabiliyoruz, aklım almıyor.

Doğruluktan dem vuranların yalanlarla yaşadığı bir acayip dünyadayız vesselam. Sevginin saygının menfaate göre gösterildiği, itibarın makam sahiplerine verildiği ikiyüzlü bir dünyadayız maalesef. Güçlünün haklı olduğu, onu haklı gösterenin fırıldak olduğu yalaka bir dünyada nefes alıyoruz maalesef.

“Mağrurlanma Padişahım senden büyük Allah var” diyenlerin artık kalmadığı bir dünyadayız maalesef. Saray bahçesinde ki ağaçları karınca sarınca Şeyhülislama “Dirahta ger ziyan etse karınca, zarar var mı karıncayı kırınca?" diye soran Sultan Süleymanların da "Yarın Hakkın divanına varınca, Süleyman'dan hakkın alır karınca..." diye cevap gönderen Şeyhülislamlarında artık yaşamadığı bir dünyadayız maalesef.

Doğruların değil yalanların, samimiyetin değil kötü niyetlilerin çok olduğu bir dünyadayız maalesef. Doğruları anlatmanın fayda göstermediği, insanların menfaate boyun eğdiği bir dünyadayız maalesef. Artık insanların komedyenlere değil, dürüst yaşam süren insanlara güldüğü bir dünyadayız maalesef. Zenginin zenginle, fakirin fakirle komşu olabildiği ve beraber yaşadığı bir dünyadayız maalesef. Hep bana, hep bana diye yaşam sürenlerin çoğunluğa geçtiği bir dünyadayız maalesef.

“Her türlü faiz ayaklarımın altındadır” diyen Peygamber (SAV) Efendimizin ümmeti olduğunu iddia edenlerin yatırımlarını faize, borsaya, hayali paralara yatırdığı bir dünyadayız maalesef. Evine sığamayanlar, arabasını beğenmeyenler hep daha fazlasını isterken, insanların kıt kanaat geçindiği bir dünyada utanmadan da nefes alabiliyoruz maalesef. E tabi insanın bir yazlığı bir de kışlığı olmalı değil mi? Mutlaka olmalı. Arabanında modelini her daim yükseltmek gerekmez mi? Gerekir, gerekir hiç gerekmez olur mu?

On metre kumaş, 2 metrekare toprak, işte insanoğlunun bu dünyada ihtiyacı olan. İtibarı liyakat sahiplerine verelim. Sevgiyi saygıyı hak edenlere gösterelim. Safımızı doğru yolda yürüyenlerle tutalım. Yönümüz de çizgimiz de haktan yana olsun. Güçlünün değil haklının, zalimin değil mazlumun yanında yer alalım. Faizden değil ticaretten, haramdan değil helalden beslenelim. Çünkü en büyük güç sahibi Cenabı Allah’tır ve Hud Suresi 112’inci ayette mealen, “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol” diye buyuruyor. Öyleyse!..

Yüce Allah âlemleri de yaratmış, mahlûkatı da. Şerefi ve Onuru ise yaratılmışların en mukaddesi olan insana vermiştir. İnsan ise Yüce Allah’ın bahşettiği Onur ve Şerefi nerede taşıyacağına karar vererek ya baş tacı olur ya da ayakaltı.

Yalnızca Allah’a kul, Peygamber (SAV) Efendimize ümmet olarak Onurlu ve Şerefli bir yaşam sürenlere selam, saygı ve en kalbi dualarımla…

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • Münüp Barin | 03 Mart 2021 22:37

    Maalesef

YAZARIN SON 5 YAZISI
23Eyl

Utansın…

12Eyl

12 Eylül ve Ülkücüler…

24Ağs

6. Toplu Sözleşme Süreci…

17Ağs

Özlüyoruz…

30Haz

Adaletin bu mu dünya…