Güzel İnsanlar...


Ne güzel insanlar vardı; sessizce geçip giderken iz bırakan, yaşarken kendisi, öldükten sonra bizi düşündüren, ne güzel insanlar vardı.

Ne güzel insanlar vardı; tanıdığımızı zannederken, tanıyamadığımız, sessiz sedasız çileli bir hayatı yalnız yaşayan, türlü dertlerin içindeyken bile insanlara çareler olan insanlar vardı.

Ne güzel insanlar vardı; özlemle yâd ettiğimiz, acılara karşı hiç of demeyen, hayatlarımıza değip iz bırakan büyük insanlar vardı.

Ne güzel insanlar vardı; nedense hep özlem duyduğumuz, rahmetle anıp ardından fatiha okuduğumuz, gönülleri vatan, bayrak, ezan sevgisiyle dolu gani gönüllü insanlar vardı.

Ne güzel insanlar vardı; doğru bildikleri yolda, örnek bir hayatla, hafızalarda iz bırakan çok güzel insanlar vardı.

Ne güzel insanlar vardı; varlığında değerini bilemediğimiz, yokluğunda soğuktan buz kestiğimiz, yüreğine bizleri sığdıran ama bize kendini kabul ettiremeyen, gözyaşını içine akıtıp hep gülen güzel insanlar vardı.

Şimdilerde de var; menfaatini elzem tutan, hayatı kendi ekseninde döndüren, makamı mevkii ve parayı sadece kendine layık gören, başkasını hor gören, karnı doyunca kimseyi düşünmeyen, yokluktan geldiği halde geldiği yerleri unutan, affetmeyi bilmeyen, kibirden gözünün önünü bile göremeyen ne insanlar var. Aramızda ve bizlerle yaşayan, kadir kıymet bilmeyen, vefasız, gayesiz, hiçbir şeyi umursamayan, hep ben diyen ne insanlar var, biliyor musunuz?

Bu dünya sevdası uğruna dağları delen Ferhat’ı da gördü, reklam uğruna bir araya gelip güya aşk yaşayan namussuzları da. Belli yerlere konulan sadakalardan ihtiyacı kadarını alıp gerisini başka ihtiyaç sahiplerine bırakanları da gördü, milletin sırtından milyonları devşiren tosuncukları da. Ne insanlarla yaşıyoruz ne anlatayım ki.

Bu dünya dik duruşun sembolü, ölümü adeta şerbet niyetine içecek kadar cesaret timsali olan Hazreti Asiye’yi de gördü ki, zulüm ve inkâr karşısında dimdik duran, zayıf olmasına rağmen, en yakını olan kocası melun Firavun'un zulmüne bile eyvallah dememişti. Yalnız da olsa inandıklarından vaz geçmeyerek İslam dinini ve Yüce Allah’ı tercih ettiğini de gördü, küçücük menfaatlere fikirlerini değiştirerek yalakalık yapanları da.

Zaman da değişiyor insanlar da. Teknoloji de hep ileriye gidelim ama insanlıkta geçmişte kalan o güzel insanlar gibi olalım. Sözümüz de özümüz de bir olsun. İnandıklarımızı hiçbir kirli menfaat yıkmasın.

19 Mayıs 1919 da Samsun’a giden Bandırma Vapurundakiler inanıyorlardı, onları karşılayanlarda. Amasya’da, Erzurum’da ve Sivas’takiler de inanıyorlardı. Onlar bize de inandılar ve bir vatan bıraktılar. Hiçbir menfaat bizi vatan sevdamızdan vazgeçiremez, inançlarımızdan da.

Bu vesileyle 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı kutluyor, bize bu Vatanı bırakan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm şehitlerimize ve ahirete intikal etmiş gazilerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyorum.

Doğum günü 19 Mayıs olanların da doğum günü kutlarım. 

Ne Mutlu Türküm Diyene…

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 3

  • İbrahim YILDIZ | 18 Mayıs 2020 18:10

    Hiç bir menfaat bizi Vatan Sevgisinden vazgeçiremez diyen Sevgili Yazarımız, güzel insan İsmail Bey tebrik ediyorum. Kalemine ve yüreğine sağlık.

  • Kadir sağlık | 18 Mayıs 2020 15:53

    Bu dünyadan güzelliklerle iz bırakıp göçüp giden güzel insanların, güzel ruhlarına Allah'ım rahmet versin ve güzel insanlarımızı dinimizden, milletimizden eksik eylemesin inşallah. Kalemine yüreğine sağlık abi Allah'a emanet ol.

  • Gülkent'ten Selamlar | 18 Mayıs 2020 15:07

    Ülke çıksın diye dardan candan geçtiler candan ana,baba,evlat yardan birer birer geçtiler.Hepsi nice yiğittiler.Cennet mekan.

YAZARIN SON 5 YAZISI
18May

Güzel İnsanlar...

20Nis

Sağlıcakla Kalın...

12Nis

Koronavirüs…

24Mar

Emeğe ve Emekçiye Saygı…

10Mar

Görmek, Duymak, Bilmek…