Kızıldağ'da Bol Oksijen Var...


Sevgili dostlar,

Daha önce sizler için kaleme aldığım, ‘’Bir doğa harikası’’, ‘’Yılan hikayesine döndü’’ ve ‘’Var mısınız?’’ başlıklı köşe yazılarımı sanırım pek çoğunuz okudunuz. Okumayan dostlara da okumalarını tavsiye ediyorum. Sizlere yine Isparta’nın şirin bir ilçesi Şarkikaraağaç’ın incisi, bir doğa harikası, oksijen deposu, asırlık sedir ağaçları ile kaplı, çok sayıda sedir ağacının bir arada bulunduğu ve oksijen yoğunluğu bakımından dünyada üçüncü sırada yer alan bir güzelliğe sahip Kızıldağ Milli Parkı’ndan bahsetmek istiyorum. Bu güzelliğin astım ile KOAH hastalarının tedavisi için bire bir, görülmeye değer, tatil yapmaya ve dinlenmeye elverişli bir yer olduğu yıllardan beri bilinen bir gerçektir. Bu mekanda dertleriniz deva, hastalıklarınız şifa bulur.

Milli Park’ta üç hafta dinlenen solunum yetmezliği hastaları, bu sürenin sonunda hiçbir sorunu kalmadan ve yeniden doğmuş gibi güzel bir tatil yapmış olarak bölgeden ayrılırlar. Parkın güneyinde Beyşehir Gölü olup gölden esen güney rüzgarları, Bebik Vadisi ile Yer tutan (bazı verilerde Yeryudan) mevkiinden geçerek milli parka ulaşmakta ve bol oksijenli temiz havası parkın önemini ve cazibesini artırmaktadır. Milli Park çok candan ve sevecen insanlarla doludur. Günün doğuşu ve batışı bir başkadır burada. Geceleyin 3-4 saatlik uyku her şeye bedeldir. Üç yıldızlı Kızıldağ Mavi Sedir Hotel sezon başından itibaren yeni dizaynı ile ve bungalov tipi evlerle her türlü imkan da sağlanarak konaklamak isteyenlerin hizmetine sunulmuştur. Oksijenin kalbine giden sessiz bir doğallık buradadır.

Kızıldağ Milli Parkı’nda çadır da kurulabilmektedir. Konaklama ve piknik yapma amaçlı hazırlanmış yerler mevcut olup bu doğa harikası yer aslında anlatılmaz yaşanır. Son zamanlarda yetkililerin el uzatması ile Kızıldağ Milli Parkına ilgi de artmıştır. Bu güzelliğe canlılık veren, emeği geçenlerden Allah C.C. razı olsun. Temizlikle ilgili herkes üzerine düşen vazifeyi yaparsa, sorumluluğunun bilincinde olursa, Kızıldağ Milli Parkının ülkemiz haricinde uluslararası turizme açılabilmesi de tabi ki mümkündür. Milli Parkın bulunduğu bu alana ilçemizin büyükleri, bürokratları, siyasileri ve ileri gelenler göğüs hastalıklarının tedavisine köklü çözüm için bir ara hastane yapılmasına karar vermişler. İnşaatının yapımına 1986 yılında başlanan Şarkikaraağaç Kızıldağ Göğüs Hastalıkları Hastanesi inşaatı zor uğraşlara rağmen, yaklaşık 25 yıllık bir aradan sonra ancak tamamlanabilmiştir. Hastane inşaatının yapımına başlandığında buranın astım ve KOAH hastalarına faydası olduğu hususunda bilimsel bir araştırma yapılıp yapılmadığını doğrusu inanın bilmiyorum.

Ancak belli bir zaman sonra yetkililerce buraya göğüs hastalıkları hastanesi açılmasından vazgeçilmiş, hastane için yapılan bina Süleyman Demirel Üniversitesi’ne Turizm Meslek Yüksek Okulu açılmak üzere devredilmişti. Her şeyi tamamlanarak SDU’ne teslim edilmiş binayı yaklaşık 5 yıl kadar elinde tutan SDÜ’nin o günkü rektörü bu binaya muhtelif tarihlerde birkaç tane müdür atamasından başka hiç bir şey yapmadan binayı Şarkikaraağaç Kaymakamlığına  geri iade etmiştir. Kaymakamlık Makamı da, Köylere Hizmet Götürme Birliğine devretmiştir. Birlik Yetkilileri de  hastane binası olarak yapılan binayı otele çevirmek üzere ihaleye vermek suretiyle, Mavi Sedir Hotel hizmete başlamıştır.

SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi doktorları ile Isparta Şehir Hastanesi doktorlarının yaklaşık bir yıl süren koordineli çalışması sonucu Şarkikaraağaç Kızıldağ Milli Parkı’nın oksijen deposu olduğu, astım ve bir kısım KOAH hastalarına şifa verdiği, bilimsel olarak kanıtlanmıştı, şimdi ilçemizin Kızıldağ’ı ülkemizdeki tüm hastalara derman olacaktır. Bu konuda fizibilite raporu hazırlanmış olup, SUT (Sağlık Uygulama Tebliğine) gireceği günü beklemektedir. Müjdeler olsun ve hepimize hayırlı olsun. Bu hususta emeği geçen doktorlarımızı, en aşağıdan en yukarıya kadar her kademedeki yetkililerimizi, ismi anılmayan vefakar hemşerilerimizi ayrıca Kızıldağ’ımızın oksijen deposu olduğu, astım ve bir kısım KOAH hastalarına şifa verdiğini bilimsel olarak kanıtlandığını ülkemizin dört bir köşesine duyuran basınımızın güzide temsilcilerini tebrik eder, ilçemiz, gazetemiz ve sitemiz adına teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunarım. Ayrıca, hepimizin de bildiği gibi bütün dünya, zor bir süreçten geçiyor.

Coronavirüs tehdidiyle savaş veriyor. Çin’in Hubel eyaletinin yönetim merkezi olan Wuham kentinde baş gösteren Covid-19 mikrobu hızla yayılarak bir salgına dönüşmüş, dünyayı adeta istila etmiştir. Virüse yakalananları, tedavi görenleri, karantinaya alınanları, test yaptıranları, tedavi olmayı bekleyenleri, oksijen tüpüne bağlı olarak yaşam mücadelesi verenleri ve ölenleri, gerek görsel basın, gerekse yazılı basından korku ve hayretler içerisinde izlemekteyiz. Bu virüs ülkemize de sıçramış, alınan tedbirlerle hastalığın seyri az da olsa azaldığı sanılmaktadır. İnşallah, iyi neticeler almayı umuyoruz.

Virüse yakalananlara Allah C.C. şifa versin. Vefat edenlere,  Allah rahmet eylesin, yakınlarına ve kederli ailelerine baş sağlığı diliyorum. Rabbim C.C. bu kötü ve bulaşıcı Corona virüsten başta Yüce Türk Milleti olmak üzere tüm Dünya Milletlerini korusun. Bu arada bu sıkıntılı süreçte emeklerine paha biçilemeyecek her kademedeki tüm sağlık personellerimizi, emniyet güçlerimizi, askeri personellerimizi ve emeği geçen herkesi ayakta alkışlıyorum. Sizlere Corona virüssüz, bol oksijenli ve sağlıklı bir yaşam diliyorum.

Hepinize selam, sevgi ve saygılarımla!...

YAZIYI PAYLAŞ!

Yazıyı Yorumla

Yorumlar / 1

  • İsmail Hakkı DALAK | 13 Nisan 2020 11:49

    Bir başkadır benim memleketim. İşte tam da öyle bir yer. Sessiz sakin ve mükemmel bir yer. Gittim gördüm. Görülmeye değer bir yer. Yolunuz mutlaka düşsün ve sizler mutlaka görün. Varsa zamanınız kalmanızı da tavsiye ederim. İbrahim Bey, bize bu güzellikleri hatırlattığınız için çok teşekkür ediyorum.

YAZARIN SON 5 YAZISI
30Eyl
01Eyl
01Tem

Kadına Şiddet Hız Kesmiyor...

10Nis

Kızıldağ'da Bol Oksijen Var...

02Mar

Mutlu Yuva Temennisi...