KİMİN MÜTTEFİKİSİNİZ?


Sevgili dostlar;                  

Belki çoğunuz öğrenimde iken “Anayasa Hukuku” dersini okumuşsunuzdur. Hatırımda kalan bazı bilgileri müsaadenizle sizlerle paylaşmak istiyorum. “Anayasa bir devletin temel kurumlarının nasıl işleyeceğini belirler, ayrıca kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin güvencesidir. Ülkemizin ve diğer ülkelerden birçoğunun anayasası yazılı ve bütünsel bir belgedir. Oysa İngiltere’de bu tür bir anayasadan söz edilemez. Çünkü devletin temel kurumlarının işleyişi yüzlerce yıllık geleneklere, yasalara ve belgelere göre belirlenir. En uzun ömürlü anayasa Amerikan anayasasıdır. Magna Carta 1215 yılında derebeylerin İngiliz Kralı 1. John’u zorlayarak elde ettikleri hakların tümünü içeren belgeye verilen addır. Bu belge kralın yetkilerini karara bağlamak amacıyla imzalanmıştır. 1215 yılından günümüze kadar hiçbir değişikliğe uğramamıştır” denilmektedir.

Ülkemizde ise anayasa Cumhuriyetimizin kuruluşundan günümüze kadar genellikle darbe dönemlerinde hazırlanmış, giremediğimiz ve asla kabul edilmeyeceğimiz Avrupa Birliği (Hristiyanlar Topluluğu) uyum yasaları gibi gerekçelerle maddelerinin pek çoğu değişikliğe uğratılmış, Amerika dahil birçok Ülkede uygulanmakta ve caydırıcılığı olan idam cezası kaldırılmıştır. Tabi ki idam cezası kaldırılınca terör olayları, toplu katliamlar, cinayetler, canlı bombalar, kadına şiddet, taciz, tecavüz ve kadın cinayetleri hızla artmıştır. Uyuşturucu, esrar eroin kullanma yaşı 10’a düşmüş, bazı üniversiteler eğitim yuvası olmaktan çıkmış, terör yuvaları haline gelmiş veya getirilmiştir. Suç işleme ve suça teşvik oranları artmıştır. Cezaların caydırıcı ve ağır olmasının gerektiği düşüncesinde olanlardan biriyim. Bunları yazmakla, Anayasamız değişmelidir veya değişmemelidir gibi polemiklere girmek istemiyorum. Günümüzde maşallah herkes Anayasa profesörü olmuş.

Kişisel kanaatim şayet değiştirilmesi gerekiyorsa uzun ömürlü bir anayasa olmasından yanayım.

Değinmek istediğim konulardan ilki Amerika’nın, Rusya’nın, Avrupa’nın Ülkemizde karışıklık yaratan müttefikleri. Yaklaşık 12-13 yıldan beri terör olayları yok denilecek aşamaya gelmişken son sekiz aydan bu yana gelinen nokta vahim bir haldedir. Günlük üç beş askerimizi, polisimizi ve görevlimizi terör örgütleriyle mücadelede şehit verdik. Şehit ateşinin düşmediği il, ilçe, kasaba ya da köy yok diyebiliriz. Güvenlik güçlerimiz 400’e yakın şehit vermiş, 1000’e yakın terörist etkisiz hale getirilmiş, terörün kökünün kazılmaya çalışıldığı gözlenmiş, hendeklerin çoğu kapatılmış, hendeklere vb. yerlere döşenen mayınlar ve bomba düzenekleri patlatılmış, şehirlerin, köylerin terörden ve teröristten arındırılmaya çalışıldığı izlenmiş, sevindirici olan ise terör konusunda devletimiz ve güvenlik güçlerimiz tarafından kararlı ve istikrarlı bir mücadelenin sürdüğü bu hususun milletimiz tarafından da bilinmesidir.

İkincisi ise Komşu ülke Suriye’deki durum: Ülkemize 911 km. sınırı olan komşu ülke Suriye’de tam beş yıl önce rejim taraftarları ile rejim karşıtları arasında çıkan iç savaşı hep birlikte görmekteyiz. Gökyüzünde kuş yerine bombaların ve mermilerin uçuştuğu bu iç savaşta 700.000’e yakın insanın hayatını kaybettiğini, milyonlarca insanın savaş nedeniyle kendi ülkelerini terk etmek zorunda kaldıklarını, bu sayının sadece üç milyona yakınının ülkemize göç ettiklerini, binlerce kişinin evsiz barksız kaldığını, binlerce kişinin de insan tacirleri vasıtasıyla uyduruk şişme botlarla haddinden fazla kişi ile Akdeniz’e açılarak, iç savaştan başka ülkelere kaçarken botların batması nedeniyle denizde boğulduklarını, cesetlerinin denizden çıkarıldığını hayretler ve ibretler içerisinde birlikte izlemekteyiz. Rabbim C.C. böyle bir acıyı ülkemize yaşatmasın.

Beş yıldan beri Suriye iç savaşına sessiz kalanlar beş yıl sonra başlarına taş düşse gerek birlikte ateşkes kararı aldılar. Beş yıldan beri neredeydiniz? Komşu ülkelerden ya da Dünya ülkelerinden kim dostumuz, kim düşmanımız bilemiyoruz. İnanın belli değil. Birbirine düşman olan ülkeler kedi köpek misali anında dost olabiliyorlar. Yani kemikte hırlaşıp, ette birleşebiliyorlar. Müttefik olarak bildiklerimiz, PKK’yı terör örgütü olarak görseler de PKK’nın uzantısı olan PYD ve YPG’nin de müttefikleri olduklarını söylüyorlar. Güzelim ülkemiz coğrafyamızda gözü olan gözü çıkasılara bu ülkenin verebileceği tek karış toprağının bulunmadığı sizlerle ortak noktamızdır. Bu durum böyle de bilinmelidir.

Kimin Müttefikisiniz? Bilmeliyiz…

Unutulmamalıdır ki: Yurdumuzu düşman işgalinden kurtaran Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözlerini hafızalarımızın bir yerinde mutlaka bulundurmalıyız: “Söz Konusu Vatan İse Gerisi Teferruattır.”, “Milli Sınırlar İçinde Vatan Bir Bütündür, Asla Bölünemez.”, “Ne Mutlu Türk’üm Diyene.”

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
01Eyl
01Tem

Kadına Şiddet Hız Kesmiyor...

10Nis

Kızıldağ'da Bol Oksijen Var...

02Mar

Mutlu Yuva Temennisi...

13Şub