Sanayiye Taktim! - HAMZA ATLI

Sanayiye Taktim!


Kıymetli okurlarım...

Gün geçmiyor ki herhangi bir ortamda sanayi mağduru bir vatandaş ile karşılaşmayalım. Malum, bizim millet bir yere kurulmayadursun ilk muhabbetlerden biri siyaset, diğeri ise ticarettir. Ticaret derken, araba al/sat muhabbeti...

Hele de araba piyasasının hararetli ve hareketli olduğu, fiyatların tavan yaptığı, akaryakıtın da gün geçtikçe arttığı şu dönemde ne konuşmamız beklenir ki? Hazır araba muhabbeti açılmışken...

Geçen günlerin birinde kerestecilerde dostlarla çayın demini konuşuyordum. Veda zamanı geldi. Lakin, ne yaptıysam aracım çalışmadı. Görünürde bir arızası da yok gibiydi. Beyinle ilgili olabileceğini düşündü arkadaşlar ve hemen yakınlarda çok iyi bir elektrikçi/beyinci var, dediler.

Derken gittik, tanıştık, hasbihal eyledik. Adam uğraştı, durdu. Sanayide teşhisi koyulamayan araçları nasıl tamir ettiğini falan anlattı. İyi bir usta profili de vardı. Derken 3 adet arıza tespit etti. Beyni bilgisayara bağlamakla kalmadı haricen de teşhis için ciddi bir mücadele verdi. Derken arızalı olduğunu söylediği her parçanın orjinali ile değiştirmesini, ne gerekiyorsa yapmasını istedim. Bana hayli masraf çıktı ama olsun. Aracım beni eve kadar götürdü. Hemen ertesi gün aracımla bir yerdeyken yine aynı muhabbet...

Bu defa sanayi baya uzak...

Çekici çağırdım ve doğruca bir dostuma gittim. Aracı bırakıp gitmemi söyledi. Birkaç saat geçmeden de aradı, arızayı halletmişti. Çok basit bir arızaymış, beyin bilmem neye komut vermiyormuş da araç kendi kendine stop ediyormuş.

(Bir gün önce arkadaşa gitmememin sebebi ise elektrik aksamından olduğunu düşündüğüm içindi. Arkadaşım elektrikçi değil.)

Hasılı dün yaptığım onca masraf çöp...

Dün gittiğim yere gitseydim, gerçek arızayı bulana kadar belki de lastiklere kadar değişecekti!

Şimdi de bir okurumun sanayiyle ilgili hikâyesi geliyor.

"Malatya'da oturduğum dönemlerde külüstür, küçük, oldukça hafif bir kamyonetim vardı.

Bu araç her gün marş motoru arızası çıkarıyordu. Bizim de sanayide sürekli gittiğimiz bir ustamız vardı. Malûm, Malatya soğuk memleket...

İki basmada marş motoru bozuluyordu.

Haftanın hemen her günü arabamız sanayide misafirdi.

Usta toplamda, benden araba parasından fazla para almıştı. Bir gün kasap bir müşterimizden tahsilat yaparken, marşa basmamla marş motoru bir bomba gibi patladı.

Aşağı indim marş motorundan dumanlar geliyor. İçimden söylenerek arabaya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdim ve onu ölüme terk ettim.

Aradan iki ay kadar bir zaman geçmişti. Arabayı unutmuştum. Motosikletiyle kahvehanelere çay ve şeker satan bir genç vardı. Benim yanımdaki toptancıdan bir kaç koli çay alır satardı.

Genç selam verip dükkâna girdi.

Abi, kamyoneti satıyormusun deyince, 'kardeş senin ocağını yakamam,sana gelmez, araba bir türlü dikiş tutmadı, sen kendine başka araba bul dedim'.

Ben ne kadar almaması için ısrar ettiysem, genç de almak için ısrar etti. Fiyatta anlaşıp anahtarı verdim. Bir yıl sonra baktım elinde bir poşetle dükkâna geldi.

Üstüne başına baktım, aldığı araba yüzünden yıkık dökük birisini beklerken, karşımda yüzü pozitif enerji dağıtan bir adam duruyordu.

'Abi Allah senden razı olsun, verdiğin araba çok hayırlı geldi, bu çayı sana hediye getirdim' deyince çok rahatladım.

Bir gün karşıma bir kâbus gibi çıkacak diye kurduğum senaryolar sona ermişti.

Kardeş dedim, bunun marş motoru bir türlü randıman vermedi sen nasıl hallettin?

Abi eski tamircin japon yapıştırıcısıyla yapıştırıyormuş, iki basmada arıza veriyormuş.

Benim dürüst bir tamircim var. Bir kere tamir ettirdim, bir yıldır biniyorum, hiç sıkıntı çıkarmadı, dedi".

Eminim hemen herkesin benzer mağduriyeti olmuştur! Geçen hafta dayıma "20.000 tl tutar" dedikleri masrafı "750 tl'ye" hallettik! Buyrun siz hesap edin!

YAZIYI PAYLAŞ!

YAZARIN SON 5 YAZISI
07Tem

İsraf Devleti!

25Haz

Adalet!

15Haz

Ne İrfan'mış Arkadaş?

02Haz

İbrahim Toru Anısına!

18May

Heykel Belediyesi!