Bu Toplum Nasil Islah Olsun!


28 Şubat süreciydi...

Bir TV programında Hülya Avşar ile Ali Rıza Demircan'ın programı vardı.

Avşar;

-Bir Bayan olarak ben kocamı asla bir başkasıyla paylaşamam, aklım İslamdaki 4. evliliği kabul etmiyor, tarzında bir şey söylemişti Demircan'a...

Ali Rıza Demircan;

-"Hülya Hanım, Hülya hanım, bunu bari siz söylemeyin...

-Hergün sanat adına, sinema adına  farklı farklı kişilerin koynundasınız,  aklınız nasıl bunu alabiliyor, demişti...

Hülya Avşar;

-Aaa, şey, ama...

NAKAWT...

Bir arkadaşla Kırgızlı gençlerin olduğu bir Kuran kursuna uğramıştık.

Arkadaş Kırgızlılara;

-Sizin memlekette evlilik nasıl, pahalı mı? Bizim buralarda çok pahalı da evlenemiyoruz, demişti.

Kırgızlı Genç;

-Bizde evlilik çok ucuz...

Herkes üçer evlilik yapmış yine de kızlar evde kalıyor.

Çünkü bayan nüfusu çok fazla.

Şaşırmıştım...

Orada İslam'da dört evlilik hikmetini tam olarak anlamıştım.

Şayet Allah, bir  tane evliliğe izin verseydi, evde kalan diğer bayanların suçu neydi?

Onların da anne olmak, yuva kurmak gibi duyguları vardı oysa.

Nikah olmasa gayrı meşru yolla bir çok yuva yıkılır, her yerde çocuk peyda olurdu.

Hikâye bu ya...

Medeniyet koklamış, torunlar, savaşlar görmüş ve dört evlilik yapmış olan dedesine yaklaştı.

-Dede sende az çapkın değilsin ha, bir tane neyine yetmedi de dört tane kadınla evlendin ha?

Alnında dert çizgileri sıra sıra dizilmiş dede, başını kaldırdı.

Manalı manalı torununa baktı...

Evlat bizimki çapkınlık değil fedakârlıktı, biz çapkınlık değil sorumluluk aldık.

Dört yuvanın ekmeğini, suyunu omuzumuza yükledik..!

Evet biz savaş çocuğuyuz...

Köyden savaşa gidenlerden çoğunun dönmediği oluyordu.

Şehitlerin kadınları dul, çocukları yetim kalırdı.

Utanırdık eşlerimizle yan yana yürümeye...

Biz önde onlar arkada...

Çocuklarımızı öpmekten haya ederdik, yetimlerin içi yanmasın diye...

Fakir halimizle şehitlerin emanetlerine sahip çıkardık.

Lakin mahremiyet belli oranda izin verirdi.

Biz de bazen Allah rızası der nikahlardık o dulları ve sahiplenirdik yetimleri...

Elbette bize de ağır gelirdi, sorumluluk artardı.

Lakin ümmetin yetimlerine Ebu Talip olurduk hiç olmazsa...

Utandı torun başını önüne eğdi...

Hızla odasına çekildi...

Vay alçaklar bizi ne kadar da alçakça kandırdınız, dedi...

Buradan şu sonuç çıkmasın!

Ben dört evliliği savunamam.

Şartlar, zemin, insanlar, din, kültür vs. bağlamında uzunca konuşulabilecek bir mesele.

Zaten yüce Kuran biri sizin için daha hayırlıdır, der.

Hele de şu zamanda...

Lakin biri de "gayrı meşru ilişkiler yerine ikinci eşi alın" dedi diye işinden olmamalı!

Malum ya, özgür düşünce!

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Nis
11Mar

Paraya Biat!

04Mar
26Şub

Hakim Bey!

07Şub