Başkan Güneş, Türkiye-ABD İlişkileri Telefonlaşmanın Devre Dışı

Ülke olarak, iktidar ortaklarının sebep olduğu politik ve ekonomik krizler yüzünden sancılı, zorlu ve maliyeti her geçen gün artmaya devam eden bir süreçten geçiyoruz.

PAYLAŞ

Halkımız bir taraftan Cumhuriyet tarihinin en derin işsizlik ve yoksulluk dalgalarından biriyle baş etmeye çalışırken, bir taraftan da iktidarın iç ve dış politikada sebep olduğu yeni krizler yüzünden ülkemizin dünyadaki itibarının yerle bir edilmesinin üzüntüsünü yaşıyor. İçeride yaşanan gri pasaportla insan kaçakçılığı olayı ile dışarıda yaşanan sözde soykırım iddiaları bu konudaki en somut iki örneği oluşturmaktadır.  

Ülkemize yapılan alçakça bir iftira olan sözde soykırım iddialarının ABD tarafından kabul edilmesi, maalesef, ülke dış politikamızın son yıllarda kurumsallıktan ve ince diplomasiden uzaklaşarak, günü birlik, kişiler üzerinden, hamaset, slogan ve iç politika malzemesi olarak yürütülmesinin kaçınılmaz bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Uzun zamandır, kurumsallıktan uzak, kişiler arası telefonlaşmalarla yürütülen Türkiye-ABD ilişkileri telefonlaşmanın devre dışı kalmasıyla kesintiye uğramış ve kayıp kaçınılmaz olmuştur.

Genel Başkanımız Sn. Ali Babacan’ın Dış İşleri Bakanı olduğu dönemlerde 192 üye ülkeden 151’inin oyunu alarak, rekor oyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Üyesi seçilen bir zamanların Türkiye’sinden, birkaç otoriter ülke dışında dostu kalmamış bugünün Türkiye’sine gelmek gerçekten çok üzücüdür ve ülkemizin hak etmediği bir sonuçtur.       

Gri pasaport olayına gelince ise bu olayın en düşündürücü tarafı, ülkemizin insanların ülkeden kaçmak için akıl almaz yollara başvurduğu bir ülkeye dönüştürülmesidir. İşsizlik, yoksulluk ve hayat pahalılığı yüzünden vatandaşlarımız, maalesef, bir zamanlar ancak baskı altındaki demir perde ülkelerinde görülebilecek yöntemlerle ülkeden kaçmanın yollarını arar hale getirilmişlerdir. Almanya’ya kaçan bir vatandaşımızın “Türkiye’de ete hasret kalmıştım, burada her gün et yiyorum” ifadesi oldukça düşündürücüdür. Tek başına bu olay bile ülkemizin düşürüldüğü durumu ve ne kadar kötü yönetildiğini ortaya koymaktadır.

Yeşilyurt ilçemiz üzerinden şehrimizin “insan kaçakçılığı” gibi hicap duyulması gereken organize bir suç eylemiyle birlikte anılması ve günlerdir yerel ve ulusal kamuoyunun gündeminde kalması bizleri ve tüm hemşerilerimizi derinden üzmüştür.

Deva Partisi İl Başkanlığı olarak yetkililerden, başlatılan soruşturmanın bir an önce tamamlanmasını, olayın bütün boyutlarıyla açıklığa kavuşturulmasını ve makam ve mevkiine bakılmaksızın tüm sorumluların en kısa sürede tespit edilerek yargı önüne çıkarılmasını talep ediyoruz. Sürecin yakın takipçisi olmaya devam edeceğiz. İktidarın yerel temsilcilerinin bu konuda tek bir açıklama yapmamalarını ise manidar buluyoruz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Onur GÜNEŞ
Deva Partisi Malatya İl Başkanı

MALATYA BİRLİK GAZETESİ

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN