Başkan Gözükara, Şehitlerimizi ve Gazilerimizi Unutmamalıyız

Bugün Birazda Hem Dinimiz Hem Örf Adet Gelenek Göreneklerimiz Hem Toplum Yaşamındaki Şehitlik Ve Gazilik Üzerine Yazalım İstedim.

PAYLAŞ

Dinimiz açısından bakarsak Şehit; Allah yolunda nefsinden fedakarlıkta bulunan cömert kişidir. “Allah (cc) yolunda öldürülen şehittir. Allah (cc) yolunda ölen şehittir.

 “Öyle ise, dünya hayâtını âhiret karşılığında satan (o bahtiyar)lar Allah yolunda savaşsınlar! Artık kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galib gelirse, bunun üzerine ileride ona (pek) büyük bir mükâfât vereceğiz.” (Nisâ, 74)

Mü’minlerden öyle erler vardır ki, (o gün) Allah’a verdikleri sözde durdular. Öyle ki onlardan kimi adağını yerine getirdi (şehîd oldu), kimi de (şehîd olmayı) bekliyor! Fakat (onlar) hiçbir şekilde (verdikleri sözü) değiştirmediler.” (Ahzâb, 23)  Şehitlik makamların en yücelerindendir.

Gelenek görenek örf adet açısından bakarsak.Yer yüzünde Vatanın bekası için bayrağımızın, dalgalanması, ezanımızın susmaması için ölüme giden çok az sayıda millet vardır ki Türk milleti olarak en öndeyiz. Bu tarihimizin her döneminde böyle olduğu gibi bundan sonrada böyle kalmaya devam edecektir. Üzerimize düşen vazifeleri şimdiye kadar layıkıyla yaptığımız gibi bundan sonrada yapmaya devam edeceğiz. Bazı şeyler bizin yaratılışımızda yüklü olan şeylerdirki bunların başında Vatan Sevgisi ve bayrak sevgisi gelir. Biz biliyoruz ki Eğer Uğrunda ölen varsa Vatandır. Bayrağımızda Şehitlerimizin al kanlarıyla yoğrulmuştur.

Milletçe zor bir dönem geçirmekteyiz. Ve inanıyoruz ki bundan önce olduğu gibi bundan sonrada bu zor dönemleri atlatacağız. Bir tarafta Ülkemizi bölmeye çalışan  PKK  ,YPG,FETÖ Terör Örgütleri bunlara her türlü silah desteğini esirgemeyen ABD. Bunların karşısında Ailenize bir diyeceğiniz var mı sorusuna BEKLEMESİNLER diyebilecek kadar inanmış bu uğurda Şehitliği ve Gaziliği göze almış Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları. Bunun yanında Mevziideki askerimize evinden yaptığı yemekleri taşıyan onlar ısınsın diye evinde bulunan belki son odununu getiren kadınlarımız ve Askerlik Şubelerinin önünde Gönüllü olarak askerlik için dilekçe veren bir Türkiye insanı vardır. Bu inanç bu Vatan Sevgisi bizde olduğu sürece asla yenilmeyeceğiz. Oğlu Şehit olunca VATAN SAĞOLSUN diyebilen bir oğlum daha var oda VATANA KURBAN OLSUN diyebilen başka bir millet yoktur.

Tabi ki hepimize Vatan Savunması görevi düşmeyebilir. Zaten Türk Silahlı Kuvvetlerinin mevcut personel teçhizat araç gereçleri de bu terör örgütleriyle mücadele edecek güçtedir. Fakat insanımızın manevi desteğinin tam olması cephede savaşan askerimiz açısından çok önemlidir. Bizler bu desteği her fırsatta gösteren bir milletiz. O zaman bizlere düşen görev Şehitlerimizin bizlere bıraktıkları emanetleri olan anne baba eş ve çocuklarına sahip çıkmaktır. Vatan Savunması için Uzuvlarını kaybeden Gazilerimize sahip çıkmaktır. Bunu yaparken de onlara verilen hakları bir lütuf gibi görerek değil bunları onlara minnet borcumuzun karşılığı olarak görmek gerekir. Bu ailelerimiz her yerdedir. Kimimizin alt komsusu kimimizin yan komşusudur. Bu aileler Şehit ya da Gazi olurken kendi canlarından evlatlarından eşlerinden annelerinden babalarından vazgeçmişlerdir. Neden başka aileler gülsün diye, Vatan ilelebet var olsun diye bayrak ilelebet dalgalansın diye. Bizlere bu Vatanı bırakan Şehitlerimize karşı bu her şey den önce insanlık görevimizdir. Biz biliyoruz ki Şehitlerimiz ve Gazilerimizin yaptığı fedakarlıklar yanında bizim yaptıklarımız hiçbir şeydir. Bizler toplum olarak genelde gösterdiğimiz bu duyarlılığı özele indirerek çevremizdeki Şehit ailelerimiz ve gazilerimizi her fırsatta arayarak ziyaret ederek gösterirsek bu insanlara olan görevlerimizi tam anlamıyla yerine getirmiş olacağız. Belki bu yarın belki de bu akşam toplanın ve bir Şehit evini ziyaret ediniz.

Bu Uğurda Canlarını Feda Eden Şehitlerimizin Ruhları Şad Mekanları Cennet Olsun.

Gazi Mustafa GÖZÜKARA

MALATYA BİRLİK GAZETESİ

  • Etiketler
HABERİ PAYLAŞ:

Yorumlar / 1

  • Güneydoğu Gazisi | 15 Şubat 2021 17:13

    Yazı çok güzel ama maalesef durum öyle değil, Bir Güneydoğu Gazisi Ateşli silah yaralanmasına bağlı olarak yaralanıp sakat kalıyor, yaralanma ve tedavi süreci dışında bu insanlar ölene kadar ilerleyen sakatlıkla yaşamak zorunda bu sakatlığından dolayı trafikte hızlı karşıya geçemediği için zaman zaman hakarete maruz kaldıklarını ve hatta dayak yediklerini yine, Bu insanlar bu ilerleyen sakatlıkla yaşamak zorunda olmasına rağmen bu Güneydoğu Gazisi hakkında Özürlü Raporu tanzim edilmesi için gittiğinde, Saçma sapan bir Özürlü Yönetmeliği ile bu insanlar Cetvelle Santimle Milimle dalga geçilerek aşağılanarak muayene dahi edilmeden ömür boyu bu insanları sürünmeye mahkum ediyor işte bu durum bizlere yaralanmamıza neden olan ROKETTEN, MAYINDAN, KURŞUNDAN daha çok acı vermektedir Güneydoğu Gazisi olarak bunu yaşadık yaşıyoruz nerede yaşadım Malatya Turgut Özal Tıp Fakültesinde yaşayarak gördüm yazınız çok güzel ama Gaziler sahipsiz gereken ilgi alaka gösterilmiyor sorun çok ama çözen yok. Güneydoğu Gazisi

BUNLARA DA BAKIN