Başkan Gözükara, Çanakkale Türk Milletinin Esir Edilemeyeceği Günün Adıdır

Türkiye Harp Malulu Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Malatya Şube Başkanı Mustafa Gözükara 18 Mart Çanakkale Zaferinin 105. yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

Başkan Gözükara, Çanakkale Türk Milletinin Esir Edilemeyeceği Günün Adıdır
Güncel
Türkiye Harp Malulu Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Malatya Şube Başkanı Mustafa Gözükara 18 Mart Çanakkale Zaferinin 105. yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

Türkiye Harp Malulu Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Malatya Şube Başkanı Mustafa Gözükara 18 Mart Çanakkale Zaferinin 105. yıldönümü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

Başkan Gözükara mesajında şu görüşlere yer verdi;

“Ülkemizin bağımsızlığı ve bütünlüğü uğruna, canlarını hiçe sayarak ölüme koşan, dünyanın dört bir köşesinde ve güzel yurdumuzun birçok yerindeki şehitliklerde; ayrıca, vatan topraklarını kanları ile sularken bilinmeyen yerlerde; “kefensiz ama görevini yapmış olmanın huzuru içinde yatan” kahraman şehitlerimizi minnet ve şükran duygularımızla anmak üzere toplanmış bulunuyoruz.

Bugün; Türk milletinin esir edilemeyeceğinin, Türk vatanının parçalanamayacağının tüm dünyaya haykırıldığı gündür.

Bugün; Malazgirt, Kosova, Niğbolu, Yemen, Galiçya, Kafkasya, Sarıkamış, Çanakkale, Kocatepe, Kore, Kıbrıs, Irak, Hakkâri, Van, Şırnak, Tunceli, İdlib ve Türkiye’nin dört bir yanında şehit olanların günüdür.

Bugün; Ölümsüzlük şerbeti içenlerin “Vatan sağ olsun!” diyerek Allah’a kavuştukları gündür.

Bugün; Barutun kanla, kanın canla, canın vatan, namus ve bayrak uğruna destanlaştığı gündür.

Bugün; “Yâre nişandır tenine erlerin, Şehitlik son rütbesidir askerin.” diyerek; oğlunun tertemiz alnını öpüp son yolculuğuna uğurlayan aziz şehit ana ve babalarının, babasını göremeden büyüyen yavruların, kocasının yollarını hala gözleyen ve için için her an ağlayan eşlerin, kardeşlerin, dostların gurur günüdür.

Şehitlik mertebesi ulaşılabilecek en yüksek mertebedir. Bunun içindir ki, Türk insanı; vatanı, milleti ve bayrağı uğruna ölmeyi mukaddes bir görev bilmektedir. Şanlı ordumuz, tarih sahnesinde yüksek disiplin ve görev anlayışıyla bizlere büyük zaferler kazandırmıştır. Ve yüzyıllardır şehitlerimizin anaları, babaları, eşleri, çocukları ve dostları onların ardından gözyaşı dökerken ağızlarından tek bir temenni dökülmüştür. “Vatan sağ olsun!”

Şehitlerimiz; Binlerce yıldan beri milli varlığımızı sürdürmek için vatan, millet, istiklal, insanlık ve barış ülküsü uğruna düşmanla çarpışırken, sınır boylarında yurdun güvenliği için ibadet kutsallığında nöbet tutarken, memleketini bırakıp, yurdun dört bir yanında “bir harf olsun öğretmek için” çabalarken canlarını feda etmişlerdir. Onlar; Milletin; üstün haysiyet ve itibarını şerefle temsil ederken destanlaştılar, aynı zamanda anıtlaştılar ve geride kalanlar onları ne yerlere ne de göklere sığdırabildiler.

Biziler, çocuklarınız, torunlarınız ve silah arkadaşlarınız olarak manevi huzurunuzda saygı ile eğiliyor, bıraktığınız yerden devraldığımız kutsal görevimize devam etmenin huzur ve gururunu yaşıyoruz. Bizler; maddi ve manevi gücümüzle, dostların güven kaynağı, bölgenin barış unsuru, yurda kem gözle bakanların korkulu rüyası olacağız. Sınırları kanla çizilen bu toprakları çiğnemek, özgürlüğümüzü yok etmek, milli birlik ve bütünlüğümüzü bozmak isteyenlere karşı, dün olduğu gibi bugün de, daime hazır ve tetikte beklemekteyiz.

Büyük Atatürk’ün izinde hür ve bağımsız varlığımızın güvencesi, şehit kanlarıyla çizilmiş kutsal vatan sınırlarının şerefli bekçisi, dünya barışının fedakâr koruyucusu olan Türk Silahlı Kuvvetleri bugün; Her zamankinden daha bilinçli, daha uyanık, daha kuvvetli bir şekilde milletimizin hizmetkârı olarak, çelik bir süngü kadar sert ve kararlı bir şekilde görevi başındadır.

Gücümüzü denemeye kalkanlar, onun ne kadar büyük olduğunu görecek, bizden dostluk isteyenler onun onurunu yaşayacaklardır. Çünkü barış isteyecek cesarette, savaşı göze alacak güçteyiz.

Türkiye’nin bugünkü güçlü konumuna ulaşması için geçirdiği tarihsel süreç hiç de kolay olmamıştır. Geçirdiğimiz bu süreç neredeyse bir neslin yok olup gitmesine neden olan, acı ve zorluklarla dolu dramatik bir öykü gibidir.

Bu süreç sonunda birlik ve beraberlik içinde, modern dünyanın saygın bir mensubu olarak tarih sahnesinde yerimizi almamızda şüphesiz ki en büyük pay, başta Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı’nda olmak üzere daha sonraki dönemlerde görevleri başında ve özellikle terörle mücadelede hayatlarını kaybeden aziz şehitlerimize aittir. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki; dünyanın en temiz kalpli, en cesur ve en iyi askeri olan Mehmetçik, bugün olduğu gibi bundan sonra da; ülkemizin birlik ve bütünlüğü, milletimizin huzur ve mutluluğu gibi ulvi değerler uğrunda canını seve seve vermeye hazırdır. Tarihin tanıklık edebileceği ender zaferlerden birinin, “Çanakkale Zaferi”nin kazanıldığı bu anlamlı günde; Başta Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları olmak üzere ebediyete intikal etmiş gazilerimizi ve de bütün şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor, Allah’tan rahmet diliyorum.

“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.

Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

Vatan size minnettardır.

Ruhlarınız şad, mekânlarınız cennet olsun.

 

Mustafa Gözükara
Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul Ve Yetimleri
Derneği Malatya Şube Başkan

Son Güncelleme: 17 Mart 2020 14:35
  • Etiketler

HABERİ PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

BUNLARA DA BAKIN