İBRAHİM YILDIZ

İBRAHİM YILDIZ

Öğretmenlerime Minnettarım...

Sevgili dostlar,

Bildiğiniz gibi varlıklar canlı ve cansız varlıklar olmak üzere önce ikiye, canlı varlıklar kendi aralarında bitkiler, hayvanlar ve insanlar diye üçe ayrılır. Canlılarda üreme ve çoğalmaya gelince, bitkiler; toprak, tohum, su, güneş ve gübrenin buluşmasıyla tozlaşma yoluyla, ekilerek veya dikilerek ürerler ve çoğalırlar. Meyve, sebze, ağaç, çiçek, gül ve tohum verirler. Hayvanlarda üreme ve çoğalma bazılarında doğum yoluyla, bazılarında ise yumurtadan çıkarak oluşur. Bu durum var oluşlarından beri böylece sürer de gider. Hayvanlarda yaradılışları gereği gerek doğum yoluyla gerekse yumurtadan çıkarak üreyen yavruların daha doğar doğmaz yürümeye, sürüngenlerin sürünmeye başlamaları altı çizilecek ibretlik bir durum ve ayrı bir güzelliktir. Mesela; yumurtadan çıkan civcivler, koyunun doğurduğu kuzular, ineğin doğurduğu buzağıları, yumurtadan çıkan yılanın yavrusu vb. buna pek çok örnek eklenebilir. Hayvanların daha ayrıntılı anlatılması konusuna girmek istemiyorum. Gelelim insanoğluna!...

İnsanlar doğum yoluyla ürerler ve çoğalırlar. Daha doğumundan itibaren bakımı, beslenmesi, yemesi, içmesi, yürümesi, konuşması, koşması zamana bağlı olan, yetiştirilmesi en zor olan varlık insanoğludur. Doğar doğmaz görmezler, doğar doğmaz işitmezler, doğar doğmaz gülmezler, doğar doğmaz yürümezler, doğar doğmaz yiyip içmezler. Emzireceksin, altını alacaksın, banyosunu yaptıracaksın. Soğuktan, sıcaktan, her türlü tehlikeden koruyacaksın. Zamanı gelince konuşmayı ve yürümeyi öğreteceksin. Ufak tefek heceler çıkararak konuşmayı, düşe kalka yürümeyi öğrenecek. Elbette bunlar hemen oluverecek şeyler değildir. Güzel ahlak, iyi huy, terbiye gibi eğitim ve öğretimin önce ailede başladığını pek çoğunuzun bildiğinizi tahmin ediyorum. Bütün bu bilgileri nereden öğrendin? diye sorarsanız, ben de sizler gibi, önce ailemden daha sonra eli öpülesi, emeklerine paha biçilemeyecek sevgili öğretmenlerimden öğrendim diye cevap veririm. Öğretmenlerimden öğrendiğim bilgiler ışığında buna benzer sayfalarca yazı yazabilirim. Tabi ki eğitim alan herkes yazabilir. Anasınıfına gönderdiğimiz çocuklarımızda pek önemsemeyiz ancak, İlkokul birinci sınıfa göndereceğimiz çocuğumuzu okula başlatırken başlarız iyi bir öğretmen ya da iyi öğrenim veren bir okul aramaya, çocuğumuzun ilk başlangıç eğitimi ne kadar iyi olursa çocuğumuz o kadar başarılı olur diye düşünürüz. Aslında öğretmenler ve okullar arasında iyi, kötü diye bir ayırım yapılmaması gerektiğine, öğretmen, öğrenci ve okul eğitimlerinin hepsinin iyi olduğuna, bunların kötüsünün bulunmadığına, başarısız öğretmen, başarısız öğrenci ve başarısız okul bulunmadığına fakat çalışmayan öğrenci, çalıştırmayan aile olduğuna inananlardanım. Hepimiz öğrencilik yaptık. Sınavlardan yüksek not almışsak kendimiz aldık, düşük not almışsak öğretmen düşük not verdi demez miydik? Öğretmenlerle ilgili güzel bir sözü müsaadenizle sizlerle paylaşmak istiyorum: ‘’Öğretmenler bu dünyada koklanmaya değer en güzel çiçektir.’’ Bunu söyleyen ne güzel söylemiş. Söylemek istediğini bir güzel cümle ile ne güzel ifade etmiş. Çocuklarımızı eğitim ve öğretime gönderdiğimizde her şeyin öğretmenden beklenmesinin doğru olmadığına, öğretmene ne kadar görev düşüyorsa bir o kadar da biz ailelere görev düştüğünü her halde hepimiz biliriz. ‘’Saldım çayıra, Mevlam gayıra.’’zihniyetiyle çocuk yetiştirilemeyeceğini bilmeliyiz.

Sevgili Öğretmenlerim, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk öğretmenlerle ilgili diyor ki: ‘’Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.’’ demiştir. Okuma yazma, resim iş, matematik, tarih, coğrafya, fizik, müzik, soysal bilgiler, fen bilgisi, cebir, geometri, din kültürü ve ahlak bilgisi, İngilizce, dil bilgisi, hukuk, iktisat, işletme, maliye, kamu yönetimi genel muhasebe, siyaset bilimi vb. dersleri sizlerden öğrendik. Özlük haklarınız çok iyi olmasa da hep bizleri düşündünüz, kendi ailenizden fazla bizlere zaman ayırdınız. Çoğu zaman onları ihmal ettiniz. Bize kucak açtınız bilgiler saçtınız. Bizimle güldünüz, bizimle ağladınız. Bizimle oynadınız. Mutlaka sizi üzdüğümüz zamanlar da oldu.  İnsanoğlu konuşan ve düşünen bir canlı olduğu için eğitim ve öğretimleri de hayli zor olsa gerek. Sizlerin hakkında ne desek, ne etsek, ne yazsak, ne çizsek az gelir. Aslında sizler için yazacak çok şey var. Bu vesile ile başta ailelerimiz olmak üzere ilkokul, ortaokul, lise, ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora öğretmenlerimiz fark etmez bize emek veren, bir şeyler öğreten, bizlere doğru yolu gösteren, bilgileriyle ve tavsiyeleriyle ışık saçan tüm öğretmenlerimize minnettarım. Öğretmenlerimi gönülden seviyorum. Tüm öğretmenlerin ve öğretmenlerimin 24 Kasım Öğretmenler gününü kutluyor, sağ olanlara sağlıklı uzun ömürler diliyorum. Kendilerini sevgiyle, saygıyla, minnetle ve hürmetle anıyorum. Vefat eden öğretmenlerimi de unutmayıp onları da sevgi saygı, minnet, hürmetle ve rahmetle anıyorum. Onlara dualar ediyorum.

Selam, sevgi ve saygılarımla.

Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

Namaz Vakitleri

Hava Durumu

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom