FERAH USLU

FERAH USLU

Tüketerek Adım Adım Yok Oluyoruz

Bazı dünya devletleri ekonomisini büyütürken, bir yandan da ekonomisi küçülen , hesaplarla , borçlarla  cebelleşen, doğal kaynaklarının yağmalanması, açlık sorununa çözüm bulmak için savaş veren devletler karşımıza çıkıyor .Peki bu devletler ekonomik  olarak devamlılığını sürdürebilir mi? Asıl düşünülmesi gereken budur.

Doğanın bize armağan ettiği her şeyi kaynakları bir yerde depolamadan tüketmeye  devam ediyoruz. Buda  devamlılık sürdürülebilir mi.? Düşünülmesi konulardan biridir. Dünyada ki bu gidişler gidiş değil. Bu gidiş asla sürdürülebilir değil.

Doğayı hor kullanarak hızlı bir şekilde tüketmeye devam ediyoruz. Bunu bir kartopuna benzetebiliriz . Yaşadığımız  senelerimizi tüketmemiz kar topu yuvarlandığında   büyüyecek  büyüdükçe de önüne çıkan her şeyi yutarak yok edecektir. Zirveden aşağı doğru yuvarlandığımızda çok geç görebilmenin acını çekiyoruz. Ne ‘’ Ben’’ olabiliyor  , ne de ‘’ biz ‘’ kalabiliyoruz. Bizler başkaları tarafından kurulan yaşamın figüranlığını yapmaya devam ediyoruz.

Bu görevi üstlenirken bu dünyada yok olmamak  için sıkıntıları yaşıyoruz. Bu gidiş bizi zaman içinde yok edilmesi için çok zamanın kalmadığını düşünerek korkmaya başladık.

Yeşil alanlarımızı yavaş yavaş yok edilmeye başlanması, hava ve suyumuzu gereksizce tüketmemiz ,çok narin olan topraklarımıza verdiğimiz tahribatlar sonucunda gelecekte açlığa, kıtlığa   yoksulluğa ve su savaşlarına açık kapı bırakmaktayız.

Doğa  içinde barındırdığı her şeyi ilahi güçten almakta , düzen içinde bağlı ve bağımlıdırlar. Hareket halinde yapıya sahip olup devamlılığını sağlayan ve tek başına  yürüyen düzendir. Üzerinde yaşadığımız ve nefes aldığımız dünyamızın genel çizgisi üzerine çeşitli senaryolar yazılıp çizilmekte. Ya da yaşadığımız medeniyetlerimizin sonu yaklaşmakta.

Bu şekilde hoyratça kullanmaya , doğal kaynaklarımızı  bilinçsizce, bencil davranışlarla bitmek tükenmez  doyumsuz hareketlerimizle tüketiyorsak evet sona yaklaşıyoruz.

Yüz yllardır birbirine ahenk içinde doğanın dengesi, doğanın kanunu, hava ve su  ilişkileri bozulmuş kazanacağımız yerde sonuna kadar tüketmek için gayret sarf ediyoruz.

Dünyamızın Akciğeri ormanlarımızdır, su ise candır,nimettir ve hayattır.Bunları asla düşünmeden etrafa zarar vermeye , tüketmeye devam ediyoruz. Şu zamanda büyük filler, küçük filleri ezdiler  gibi. Aşırı tüketim yapmak toplumsal suçtur. Kişilerin başkalarının haklarına , emeklerine  saygı duymak zorunda ve  istismar etmeye hakkı da yoktur. İçinden geçmekte olduğumuz,  sosyal, kültürel, ekonomik değişimler geleceğimiz açısından ele almalı ve araştırmalı. İletişim araçlarının  güçle desteklendiği günümüzde günlük yaşam anlayışını terk etmeliyiz  . Tüm dünyayı tehdit altında tutan anlayış ve tutumun farkına varabilelim . Bizler biliyoruz ki gelecekteki genç nesillerimize bu anlamda güveniyor hep birlikte beraberlik içinde  doya doya yaşasınlar.

Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

Namaz Vakitleri

Hava Durumu

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom