FERAH USLU

FERAH USLU

Özgüven Şımarıklık Mı Oldu?

Etrafımıza baktığımız da şimdiki neslimizin gelişmiş özgüvenli mi yoksa şımarık mı ? Sizce nedir? Gerçekten düşünülmesi gereken konu ileride  gençlerimizi öz güven sahibi değil de  şımarık nesil olarak karşımıza çıkacak.

Elbette her birimiz çocuklarımızın güveni yüksek olmasını isteriz.Ama özgüvenle, şımarıklık arasındaki fark olduğunu   biliyoruz.Kendi ailemizin içinde , çevremizde görüyoruz yada duyuyoruz.Bazı çocukların ne kadar itici, umursamaz, saldırgan, saygısız, hiç kimseden korkmayan, çekinmeyen, lafını esirgemeyen, bir şeyi elde etmek için ısrarcı olması doğru davranışmı ? Bu gibi hareketler, tavırlar  çocuğun özgüvenli olduğu anlamına geliyor ?

Görülüyor ki bu gibi davranışlar özgüvenle uzaktan ,yakından alakası bile yok ve karakteri ile örtüşmüyor.Öz güvene  sahip çocuklar sevecen, sakin, konuşurken etkileyici, ısrar etmeyen, pozitif  düşünen, kendini kontrol edebilen ve iletişimi iyi kurabilendir.Çocuğun  kendine, düşüncelerine değer verildiğinde, inanıldığında ve  dinlenildiğini hissettiğinde özgüveni  artar.Bir çocuğun özgüvenin yüksek olabilmesi için her istediğini yerine getirmek,sürekli ilgi odağı olması, hatalarının görmezden  gelinmesi  doğru  değildir.

Biz ailelerin yaptığı en büyük hatalar sonucunda çocuklarımızın şımarık yetişmesine sebep oluyoruz.Çocuklarımıza  farkında olmadan , sınır tanımadan, kural koymadan  ve farkına vardığımızda biz nerde hata yaptık ve nerede yanlış yaptık diye düşünerek  doğruyu bulmaya çalışıyoruz.Biz aileler her zaman doğruyu bularak , düşünerek hareket etmeliyiz.

Çocuklarımızın egosunu yükseltmek, onu pohpohlamak ve gereksiz överek bir yere varamayız.Çocuklarımıza  nerede sınır koyacağımızı bilmeli , istediği gibi hareket etmesine müsaade etmemeli, ağlamasın, üzülmesin diye her istediğini yerine getirmemeliyiz.Her ailenin  ev içinde sahip olduğu  kurallar vardır.Bu kurallarımızı çocuğumuza göre uygulamamalı ve toplumsal kuralları da göz ardı etmemeliyiz.Dünya onun etrafında dönmüyor, her şeyi önüne sermekten vazgeçmeliyiz.

Çevresindeki insanlara , arkadaşlarına, ailesine, büyüklerine , küçüklerine nasıl davranılacağın , saygıyı öğretmeliyiz. Çocuklarımız utanma duygusunu bilmeli. Utanma duygusuna sahip olmak kötü bir şey değil ki ? Yapmış olduğu davranıştan   ve  hatalardan dolayı bu duyguyu hissetmeli ki bir daha yapmasın . Çocuklarımız büyüklerine, küçüklerine sergilediği davranışlar asla özgüven olarak algılamayalım.Fıtratımızda var olan utanma duygusu  özgüven eksikliği olarak algılamak ne büyük gaflettir.

Utanma duygusu olan , çekinen çocuklar da özgüven yok diye düşünmemeli .Aklından geçeni istediği gibi söylemek özgüvenli olduğu anlamına gelmez. Özgüvenli olarak sandığımız çocuklar  aslında şımarık olarak yetişerek ilerde karşımıza çıkacaklar bunu unutmayalım .Çocuklarımıza özgüveni kazandırırken irade ve nefişs terbiyesini de vermeyi unutmayalım.

Sonuç olarak çocuklarımızla iletişim kurarken her zaman dikkat etmeliyiz.Özgüven ve şımarıklık arasındaki ince çizgi vardır.Bu çizgi doğru yola çekerek  çocuğumuz  duygularını, düşüncelerini, mutluluklarını, hayalllerini, üzüntülerini  rahatlıkla paylaşabilir, cesaretlenmesini sağlarız.Hataları karşısında  hatasını kabul edebilir.Çocuklarımıza  kırıcı olmadan yardımcı olmalı , her şey  büyüklerin elinde ve çocuklarımız bizleri model olarak seçtiğini unutmayalım.

Son Yazıları Tüm Yazıları

EDİTÖR SEÇİMİ

Namaz Vakitleri

Hava Durumu

Haber Scripti: Medya İnternet | Hosting Yer Sağlayıcı: MiTelekom